Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "katılmak"

Lernen Sie, wie man katılmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kulübe katılmak isteyenler lütfen buraya isimlerini yazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

"Neden Japonya'ya gidiyorsun?" "Tokyo'daki bir konferansa katılmak için."
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar Olimpiyat Oyunları'na katılmak istiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kart oyunu için bize katılmak ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

O, yarışmaya katılmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalıştaya katılmak istiyorsanız lütfen şimdi bizi arayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kardeşim orduya katılmak istedi ama bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hizmet etmek için uygun olmadığına karar verildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz işe katılmak zorundasınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konferansa katılmak için Boston'a gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom törene katılmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom masamızda bize katılmak için uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplantıya ya sen ya da ben katılmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim takıma katılmak ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Takımımıza katılmak ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom adını dansa katılmak isteyenlerin listesine ekledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom partiye katılmak istiyor gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Beth'in ebeveynlerinin ne zaman misafirleri olsa, o, yetişkinlerin konuşmasına katılmak ister.
Translate from Türkisch to Englisch

Joe'nun grubuna katılmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Masaru İngiliz Kulübüne katılmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Grubunuza katılmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben partiye katılmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi kulübe katılmak istersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

O, konsere katılmak için para ödedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi gruba katılmak istersin?
Translate from Türkisch to Englisch

Toplantıya katılmak için erken kalktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben 1 Kasımdaki partiye katılmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer mümkün olursa, bir sonraki toplantıya katılmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana katılmak ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Sınava tekrar katılmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, partiye katılmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Projeye katılmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Törene katılmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bir sınava katılmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir konferansa katılmak için Tokyo'ya geldim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman hava kuvvetlerine katılmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplantıya katılmak için yetkili değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Size katılmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Teknik Oturum Gündeminde birkaç kişi daha sonra gün içindeki bazı oturumlara katılmak istediklerinden söz ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Nerede? Ben de bu kursa katılmak isterim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kovalamaca oynuyoruz. Katılmak ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir toplantıya katılmak zorundaydım bu yüzden Tom'u okuldan sonra almak için onu zamanında yapamadım.

Grubunuza katılmak isterim.

Grubuna katılmak istiyorum.

Partiye katılmak istedim fakat yapamadım.

Kulübünüze katılmak istiyorum.

Bir toplantıya katılmak zorundayım.

Tom katılmak istediğini asla söylemedi.

Bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorundayım.

Bir düğüne katılmak için gelecek hafta Boston'a gitmem gerekiyor.

Tom kızının düğününe katılmak için Boston'a uçtu.

Tom katılmak için havasında görünmüyor.

Bana katılmak isteyip istemediğini merak ediyordum.

Tom Mary ona katılmak için otururken gülümsedi.

Onlara katılmak ister misin?

Tom grubumuza katılmak istemiyor.

Bazı içecekler için bize katılmak ister misin?

Eh, ben katılmak zorunda değilim.

O projeye katılmak zorunda kaldın.

Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.

Katılmak zorundayım.

O niçin orduya katılmak istiyor?

Toplantıya katılmak zorunda değiliz.

Arnavutluk, Avrupa Birliği'ne katılmak istiyor.

Katılmak önemlidir!

Bir giriş sınavına katılmak zorunda kalmadan okula kabul edildim.

Bu riskli deneye katılmak ister misin?

Pazartesi günkü toplantıya katılmak zorunda kalmayabiliriz.

Toplantıya katılmak istiyorum ama korkarım olanaksız.

Bir spor kulübüne katılmak istiyorum.

Neden ona katılmak istemedi?

Partiye seninle katılmak istiyorum.

Tom bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorunda olduğunu söylüyor.

Sanırım o toplantıya katılmak zorunda olacağım.

Katılmak istersen, kaydolmak zorundasın.

Bize katılmak istiyorsan daha sonra yürüyüşe gidiyoruz.

Toplantıya katılmak istemiyorsan, katılmak zorunda değilsin.

Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.

Tom'un doğum günü partisine katılmak istemiyorsan katılmak zorunda değilsin.

Benim takımıma katılmak ister misiniz?

Öğle yemeği için bana katılmak ister misin?

Dans kulübüne nasıl katılmak istersin?

Festivale katılmak ister misiniz?

Bu tehlikeli deneye katılmak ister misiniz?

Biraz süt ve kurabiye için bana katılmak ister misin?

Yarışa katılmak için yeni bir takım kuruldu.

Tekne yarışına katılmak için yeni bir ekip kuruldu.

Daha sonra bir içki için bize katılmak ister misin?

Bir içki için bize katılmak ister misin?

Öğle yemeği için bize katılmak ister misin?

Takıma katılmak için yeterince iyi olduğunda katılmana izin vereceğiz.

Katılmak zorunda olduğum toplantıyı bana hatırlattığın için sana teşekkür ederim.

Kim katılmak istiyorsa gelsin.

Ya sen ya da o, toplantıya katılmak zorunda.

Tom orduya katılmak için hâlâ çok genç.

On binlerce insan soğuk ve yağmura rağmen Paskalya kutlamasında Papa Francis ile Dindar Kütleye katılmak için pazar sabahı Aziz Petrus Meydanında toplandı.

Takımına katılmak istiyorum.

Bana katılmak ister misin?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch