Lernen Sie, wie man kavga in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Kardeşler kavga etmemelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden kavga ettiklerini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga, birçok tutuklamalarla sonuçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kavga ettiği için okuldan atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary hemen hemen her gün kavga ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle kavga ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary bu sabah büyük bir kavga etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary hep kavga eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken ile kavga ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bugün bir kavga başlatmak için buraya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O benimle kavga çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary ile kavga etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bak! İki çocuk kavga ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary ile kavga çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tartışma kavga ile sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazıları kavga etmesini bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sokakta kavga ediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir grup delikanlı kavga ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga iki ailenin arasını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmekten başka alternatifimiz yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sokakta iki adam kavga ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Joan ile kavga ettiğini mi söyledin?
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmeyi beceremem.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kavga gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmek mi istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz kavga etmiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmeyi bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Trend elbiseler için değil adalet için kavga ederiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya seninle kavga etmeye gelmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom erkek kardeşi ile kavga etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir düğün kavga olmadan tamamlanmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
İki kız kardeş birbirleriyle sürekli kavga ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman kavga ediyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle kavga etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmiyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kavga etmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga nasıl başladı?
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bu ikisi sürekli kavga ediyor?
Translate from Türkisch to Englisch
İki adam akşamleyin caddede kavga etmeye başladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Seninle kavga etmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kavga var mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmeyelim, tamam mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Daha fazla kavga etmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sürekli kavga ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary sürekli kavga ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary büyük bir kavga yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimseyle kavga eder tarzda tartışmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kavga etmeye gelmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve ben hep kavga ederiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Seninle kavga etmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden benimle kavga ettin kardeş?
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga ettiği için okuldan kovuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga aramıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar durmadan kavga eder.
Tom ve Mary hep kavga ediyorlardı.
Aslında Tom ve John'u hiç kavga ederken görmedim.
Onunla kavga edersin.
Benimle kavga çıkarmaya çalışmaktan vazgeç.
Kavga nedeniyle okuldan kovulduk.
O sarhoşken, homurdanıyor ve kavga ediyor. O ayıkken, eline ne gelirse atıyor ve hiçbir şey söylemiyor.
Kavga etmek çözüm değil.
Tom, Mary'yle kavga etti.
Eğer yorgunsa, bir kadınla asla kavga etme.
Artık seninle kavga etmeyeceğim.
Sizinle kavga etmeye niyetim yok.
Tom ve Mary kavga ediyorlar.
Tom ve Mary hep kavga ediyorlar.
Kavga etmeyin.
Onlar sokakta kavga etti.
Her karşılaştıklarında, kavga ederler.
Bugün ikiniz kavga ettiniz değil mi?
Her buluştuklarında kavga ederler.
Tom, sınıftaki bazı arkadaşlarıyla yumruk yumruğa kavga etti.
Tom kavga etmekten hoşlanmaz.
Sevgilisiyle kavga ettiğini gördünüz mü?
Anne babam kavga ediyorlar.
Lütfen kavga etmeyi keser misiniz?
Kavga nedeniyle okuldan atıldım.
Tom bir kavga arıyor.
Kavga çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Kavga etmeye devam edin.
Tom kız arkadaşıyla kavga etti.
Tom'la bir daha kavga ettin mi?
Tom benimle kavga çıkardı.
Sen ve Tom kavga mı ettiniz?
Bir kavga vardı.
Kavga etmek istedim.
Onlar kavga ediyorlar.
Onlar neden kavga ediyorlar?
Onlar kedi ve köpek gibi kavga ediyorlar.
Tom sokakta kavga ediyor.
Biz gerçekten büyük bir kavga ettik.
Dün gece Tom'la büyük bir kavga ettin, değil mi?
Siz ikiniz dün gece büyük bir kavga ettiniz, değil mi?
Biz kavga ettik.
Tom ve ben aptalca bir kavga yaptık.
Tom ve Meryem arasındaki kavga tüm geceyi mahvetti.
Tom'un kedisi Mary'nin kedisiyle kavga ediyor.