Lernen Sie, wie man kayıtsız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Translate from Türkisch to Englisch
John elbiseleri hakkında kayıtsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Politikaya kayıtsız görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kayıtsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkemdeki ve dünyadaki kötü olaylara kayıtsız kalamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben ona tamamen kayıtsız değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da bir sürü insan siyasete kayıtsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok fazla kayıtsız tüketici olması ekonomi için bir tehlikedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni kayıtsız şartsız seviyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlık bu katliama kayıtsız kalmamalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim için kayıtsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hedeflere en iyi şekilde nasıl ulaşılabileceğimiz konusunda tartışabiliriz, ancak hedeflerin kendileri konusunda kayıtsız olamayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Genelde kayıtsız hissetmiyorum, fakat bugün farklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir zaman kayıtsız kalmayacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz kayıtsız kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden kayıtsız davranıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Evren hakkındaki en dehşet verici şey, bize karşı tamamen kayıtsız oluşudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yine teknolojiye güvenip olanlara kayıtsız kalmak mümkün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşmanıza kayıtsız kalamadım.
Translate from Türkisch to Englisch