Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kayak"

Lernen Sie, wie man kayak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kayak yapmayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kayak yaparken bacağını kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek ay Zao'da kayak yapmaya gidebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çift kayak botu satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kayak yapabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzmeyi kayak yapmaya tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kayak yaparken bacağımı kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kayak yapmayı öğrenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar buluşmaları süresince kayak yapmaya gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch

O Bob'un ona kayak yapmayı öğretmesini rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kayak botları satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kışın sık sık kayak yapmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

O babası kadar ustaca kayak yapabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben çok sık kayak yapmaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Squaw Valley, Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletlerindeki en büyük kayak merkezlerinden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom nasıl kayak yapacağını bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kardeşi kadar iyi kayak yapabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kayak yarışında yarışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kayak sever.
Translate from Türkisch to Englisch

O Hokkaido'da kayak yapmaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hokkaido Midori o zaman kayak yapıyor muydu?
Translate from Türkisch to Englisch

Jim, kayak yaparken bacağında bir kas çekildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sam, ocak ayında kayak yapmaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık kayak yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hobim kayak yapmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çift yeni kayak almak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir çift kayak almam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch

O tepede kayak yapabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz Kanada'da kayak yapmaya gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kayak yapmak için deli oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke kayak yapmaya gidebilsem.
Translate from Türkisch to Englisch

O hem kayak hem paten yapabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada, herkes kayak yapmaya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada herkes kayak yapmaya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Kayak benim en sevdiğim spor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bazı kayak botları almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla kayak yapmaya gitmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kışın onlar her zaman kayak yapmaya giderler.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen kış Kanada'da kayak yapmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Göletin üstünde kayak yapmak tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kayak maskeleri takan iki kişi bankaya girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kayak yaparken yaralandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ailem her kış kayak yapmaya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Üşütmek istemedim, bu yüzden kayak yapmaya gitmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir çocukken kayak yapmaya çok gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün kayak yapmaya gitmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kışın kayak yapmaya giderdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin gözde kayak alanın nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Her Kış Hokkaido'da kayak yapar.

Kış boyunca kayak yapmaya gitti.

Geçen kış Zao'ya kayak yapmaya gittim.

Yakında iyi şekilde kayak yapabileceksin.

Bu kış ilk defa kayak yapmaya gittim.

Kışın sık sık kayak yapmaya gittik.

Hangisi daha kolaydır, kayak mı yoksa buz pateni mi?

Kayak en iyi bir rekreasyon şeklidir.

Geçen kış kayak yapmak için Kanada'ya gittim.

Kayak yapmayı yüzmekten çok daha fazla severim.

Her Kış Nozawa'ya kayak yapmaya giderler.

Yılda kaç kez kayak yapmaya gidersin?

Kız arkadaşımla kayak yapmaya gitmeyi planlıyorum.

Eğer kayak yapmaya gitmezsen, ben de gitmem.

Kayak yaparken düşüp kolunu kırdı.

Hangisini daha çok seversin, paten yapmayı mı yoksa kayak yapmayı mı?

Kayak yaparken düştü ve kolunu kırdı.

Sınıfımdaki herkes kayak yapmayı paten yapmaya tercih ediyor.

O kayak yapamaz.

Kayak çok eğlencelidir.

Kayak giysileri soğuk havayı dışarıda tutar.

Bir diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha fazla sever.

Onlar kayak yapıyordu.

Hokkaido'ya kayak yapmaya gitmeyi düşünüyorum.

Önümüzdeki hafta sonu Tom'un bizimle kayak yapmaya gideceğini düşünüyor musun?

Kayak sezonu başlamadan önce hastaneden çıkacağımı umuyordum.

Geçen ocak ayında neredeyse her gün kayak yaptım.

Ne yazık ki, bacağımı kırdım, bu yüzden bu hafta sonu sizinle kayak yapmaya gidemem.

Tom neredeyse kayak yapmayı sevdiği kadar yüzmeyi de seviyor.

Tom da kayak sever.

Pist dışında kayak yaparken düştü.

Tom önümüzdeki hafta sonu bir kayak gezisine gidiyor.

Tom kayak botlarını çıkardı ve terlik giydi.

Tom yollar kapalı olduğu için kayak alanına gidemedi.

Daha önce hiç kayak yapmıyordum.

Geçen hafta gittiğimiz kayak merkezine yönelik web sitesini gördün mü?

Üç yıldır bir kayak öğretmeniyim.

Tom siyah giymişti ve siyah bir kayak maskesi takmıştı.

Tom bir kayak kazası geçirdi.

Hiç kayak yapmıyordum.

Tom hiç kayak yapmıyordu.

Tom kışın çoğunlukla örgü kayak şapkası giyiyor.

Tom'un babası gelecek hafta sonu Tom'u ve beni kayak yapmaya götürüyor.

Tom'un seninle birlikte kayak yapmaya gideceğini bilmiyordum.

Yeni yağmış kar üzerinde kayak yapmak çok eğlenceli.

Taze karda kayak yapmak çok eğlenceli.

Tom kayak yapıyor.

Tom kış tatilinde genellikle kayak yapmaya gider.

Kayak yapmaya gitmek ister misiniz?

Kayak yapmaya gitmek ister misin?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch