Lernen Sie, wie man kaybeden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 31 handverlesene Beispiele.
Kaybeden gülümserse kazanan zaferin heyecanını kaybeder.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken öfkesini kolayca kaybeden insan tipi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güveniyorum, uzun vadede, kaybeden ben olmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitap, tacını kaybeden bir kral hakkında.
Translate from Türkisch to Englisch
Annesini ve babasını bir trafik kazasında kaybeden çocuğun hikayesi yürek dağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
2.Dünya Savaşı sona erdi ve Olimpiyatlar 1948'de Londra'da yeniden başladı, ama savaşın kaybeden ülkeleri olan Almanya ve Japonya davet edilmediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek arkadaşım kaybeden değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün paramızı kaybeden kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkesini kolayca kaybeden kişi türü değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazanan olmak bir kaybeden olmaktan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyunu kaybeden sizsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirket para kaybeden bazı birimlerin satmaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen kaybeden değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
En azından senin gibi bir kaybeden değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir kaybeden değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazananla bir kaybeden arasındaki fark nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tren kazasında hayatını kaybeden çocuklardan birinin adı Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
O kaybeden kim?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kötü bir kaybeden!
Translate from Türkisch to Englisch
O böyle bir kaybeden
Translate from Türkisch to Englisch
Benim tam bir kaybeden olduğumu düşünmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
O uçak kazasında ebeveynlerini kaybeden bir yetimdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü bir kaybeden olduğumu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl boşanmada kaybeden olmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kötü bir kaybeden.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimseyi kazanmaya çalışma! Bırak giden gitsin! Kalmak isteyen zaten yanındadır. Asıl seni kaybeden üzülsün!
Translate from Türkisch to Englisch
Son parasını kaybeden adamcağız evin yolunu tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle psikolojik savaş yapmaya çalışırsan kaybeden taraf sen olursun.
Translate from Türkisch to Englisch
Okulda öğretileni iyi öğren, yoksa kaybeden olursun.
Translate from Türkisch to Englisch
Binaenaleyh, ümidini kaybeden her şeyini kaybeder.
Translate from Türkisch to Englisch
Görevimiz, her şeyini kaybeden ailelere acil durum erzakları ve barınak sağlamaktır.
Translate from Türkisch to Englisch