Lernen Sie, wie man kaza in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O çalışırken bir kaza yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza birçok ölüme neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O henüz geri gelmedi. Kaza geçirmiş olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kaza geçirmiş olması olasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza onun dikkatsizliğinden dolayıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O kaza gerçekten geçen yıl mı oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza nerede oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Karlı yollarda bir kaza yapmadıysan, güvenli bir şekilde geri dönebilmen gerektiğini düşünüyorum
Translate from Türkisch to Englisch
Onlardan hiçbirinin kaza geçirmediğini umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir kaza geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza bu şekilde oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza, geçen Pazar akşamı gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza, bugünkü gazetede bildirildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza, önceki gün oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza ne zaman oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza ne zaman meydana geldi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza bir kavşakta yer aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza yağmurlu bir günde oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza o geçitte oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza, iki saat önce oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza haberi benim için büyük bir şok oldu
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza yönetici ihmali yüzündendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza resmi beni hasta ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza için seni suçlamıyorum, senin hatan değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza bilançosu; 5 kişi öldü ve 100 kişi yaralandı idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana kaza detayları veriniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza haberi kamu alarmına neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza onu görme yeteneğinden mahrum bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz kaza nedeniyle nadir bir durumla karşılaştık.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona kaza hakkında soru sordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza onu kocasından yoksun bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza onları mutluluklarından mahrum etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza çok sayıda ölümlere neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza, trafiği büyük bir karışıklık içine soktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza trafiği durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza sonucu olarak birçok yolcu öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza neredeyse hayatına mal oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza trafik karışıklığına neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza olduğunda neredeyse otobüsteki yolcuların hepsi uyuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza meydana geldiğinde, o üç yıldır fabrikada çalışıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza onun şöhretine zarar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza onun şöhretinde bir leke bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza tamamen önlenebilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza hakkında beni en çok şaşırtan şey avukatların olay yerine ne kadar çabuk varmalarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza onun evinin yanında gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza basit bir hatadan ortaya çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse kaza için suçlanmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza benim dikkatsizliğim nedeniyle meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza için sen suçlanmayacaksın.
Kaza nasıl oldu?
Kaza olursa, bana bildir.
Kaza onun gelişini muhtemelen geciktirecek.
Uçak kaza yapmadan saniyeler önce pilot koltuğunu fırlattı.
Kaza, önceki gün gerçekleşti.
Bir kaza oldu.
Kaza o köşede oldu.
Kaza kirli sis nedeniyle oldu.
Kaza ona ne zaman oldu?
Kaza onun en iyi arkadaşını çaldı.
Kaza nedenini iyice soruştur.
Kaza olduğunda, otomobilde dört kişi vardı.
Tom bir kaza tanığıydı.
Kaza mahalline çağrıldım.
Kaza için onu suçladım.
Bu yıl geçen yıla göre daha az kaza vardı.
Umarım kaza geçirmemiştir.
Tom oğullarını öldüren kaza için Mary'yi suçladı.
Tom Mary'ye onun karıştığı kaza hakkında soru sordu.
Tom bir kaza raporunu dosyalamak için polis karakoluna gitti.
Dün üzücü bir kaza gerçekleşti.
Tom kaza hakkında bir şey duymamıştı.
Kaza tanımın sürücününkine uyuyor.
Bu kaza ile ilgim yok.
Bob bir kaza geçirmiş olmalı.
Tom bir kaza geçirdi.
Az önce bir kaza gördüm.
Az önce bir kaza oldu.
Bir kaza geçirebilirsin.
O iş yerinde bir kaza geçirdi.
Onlar bir kaza geçirmiş olmalı.
Kaza cuma günü oldu.
Kaza yüzünden kör oldu.
Kaza bu kavşakta oldu.
Kaza, onun suçudur.
O, okula giderken kaza gördü.
Kavşakta bir kaza vardı.
Onlar kaza yerine koştular.
Kaza hakkında konuşmanın hoş olmayacağını biliyorum.
Bir kaza geçirdim.
Kaza sonucunda birçok yolcu öldü.
İki araba kaza yaptı.
O, kaza için beni suçladı.
Kaza eseri mi oldu yoksa kasıtlı mıydı?
Kaza şafakta oldu.
Bu kaza onun gözünün önünde oldu.
Bir çığlık ve sonra bir kaza duydum.
Tom bunun bir kaza gibi görünmesini sağladı.
Her yıl bir sürü kaza olur.
Kaza için onu suçladılar.