Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kazak"

Lernen Sie, wie man kazak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ona bir kazak satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim kazak mor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona bir kazak satın aldı, ama o renginden nefret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O kırmızı kazak üzerinde iyi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim okul, diğerleri arasında, Uygur, Han, Kazak, Hui, Moğol, Kırgız, Xibo, Tacik ve Özbek etnik kökenlere sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

O koyu renkli bir kazak giymişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bir kazak giyiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Üşüdüğümden dolayı bir kazak giyiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla tanıştığımda, Mary siyah bir kazak giyiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom otuz dolara bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kazak sıcacık.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona bir kazak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O ona bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch

O ona bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kazak arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana yeni elbiseme uyan bir kazak seçmemde yardımcı ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kıza bir kazak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem bana bir kazak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem benim için bir kazak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona doğum gününde bir kazak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona doğum günü için bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir kazak örmek için günler harcadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanına bir kazak al böylece üşütmezsin.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir kazak örüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kazak elle yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim için bir kazak örer misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Babasına bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu mavi kazak çok güzel.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kazak hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

O mağazadan kırmızı bir kazak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendini soğuktan korumak için kazak giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kazak elli dolardan daha fazla eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary ceketinin altında iki kazak giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğum günümde ondan bir kazak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ceketinin altına bir kazak giysen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kısa adam bir kazak giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O Kazak dilini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'a doğum günü için bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazak dilindeki en uzun sözcük hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch

Hava soğuk, niye bir kazak giymiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Affedersiniz, bu kazak ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch

O, kırmızı bir kazak alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary, doğum günü için Tom'a bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kırmızı bir kazak giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım bu kazak sana çok dar.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom için bir kazak örüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'a bir kazak örüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir kaşmir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir kazak almaya git.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye bir kazak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom için bir kazak ördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ceketinin altında bir kazak giyiyor.

Bu süre zarfında eğer üşüyorsan sadece bir kazak giy.

Tom bir kazak giydi.

Bu kazak elli dolardan daha fazla.

O üşütmemek için bir kazak giydi.

Neden bir kazak giyiyorsunuz?

Tom bir kazak giyiyordu.

Ne güzel bir kazak!

O bir yün kazak giyer.

O, yünden bir kazak giyiyor.

O, yünlü bir kazak giyiyor.

Tom bugün mavi renkli bir kazak giyiyor.

Kazakistan'a Kazak dilinde "Qazaqstan" denir.

Nerede bir Kazak, orada bir zafer var.

Benim fikrimce, Kazak dilinin içinde başka dillerden gelmiş sözler çok, lakin bu kötü değil.

Ben şimdi başka bir kazak aldım. Şimdi 21'im var!

Ben bir yün kazak satın aldım.

Bu kazak fazla tutmaz. O çok ucuz.

O, Kazak dilini bilmez.

Bu kazak saf yünden yapılmış.

Annem bana yeni bir kazak örüyor.

Harika bir kazak ördü.

Şüpheli en son mavi kot pantolon ve turuncu bir kazak giyerken görüldü.

Annem benim için bir kazak ördü.

Bu, Betty'nin seveceği bir kazak gibi görünüyor. Bu tam da "onunki!"

yün bir kazak giyiyor.

Hava soğuk; neden bir kazak giymiyorsun?

Bu kazak çıkarmak ve giymek için rahat.

Steve siyah boğazlı kazak giyiyor.

Bu kazak boynumu rahatsız ediyor.

O, yünlü bir kazak giyer.

Ben onun için bir kazak ördüm.

Tom mavi bir kazak almak istediğini söyledi.

Tom kendine bir kazak satın aldı.

Mary, Tom'a bir kazak ördü.

Tom koyu renk bir kazak giydi.

Tom'un kız arkadaşı ona bir kazak ördü.

Peter üşüyor, o bir kazak istiyor.

O bir yün kazak giyiyor.

Bu kırmızı kazak mavi olanlardan daha ucuz.

Onun için bir kazak örerek bir günden fazla harcadı.

Bir kazak aldım.

Mary bir kazak örüyor.

Hava serinleyince kazak giymek zorunda kaldım.

Mary, Tom için bir kazak örmüş.

Mary, Tom için bir kazak ördü.

Bu sabah kendime bir kazak aldım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch