Lernen Sie, wie man kazak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Ona bir kazak satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim kazak mor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona bir kazak satın aldı, ama o renginden nefret etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O kırmızı kazak üzerinde iyi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim okul, diğerleri arasında, Uygur, Han, Kazak, Hui, Moğol, Kırgız, Xibo, Tacik ve Özbek etnik kökenlere sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
O koyu renkli bir kazak giymişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bir kazak giyiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Üşüdüğümden dolayı bir kazak giyiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla tanıştığımda, Mary siyah bir kazak giyiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom otuz dolara bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kazak sıcacık.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona bir kazak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazak arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana yeni elbiseme uyan bir kazak seçmemde yardımcı ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kıza bir kazak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bana bir kazak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem benim için bir kazak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona doğum gününde bir kazak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona doğum günü için bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona bir kazak örmek için günler harcadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanına bir kazak al böylece üşütmezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir kazak örüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kazak elle yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için bir kazak örer misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Babasına bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mavi kazak çok güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kazak hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
O mağazadan kırmızı bir kazak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini soğuktan korumak için kazak giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kazak elli dolardan daha fazla eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary ceketinin altında iki kazak giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğum günümde ondan bir kazak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ceketinin altına bir kazak giysen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa adam bir kazak giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O Kazak dilini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'a doğum günü için bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazak dilindeki en uzun sözcük hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch
Hava soğuk, niye bir kazak giymiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Affedersiniz, bu kazak ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch
O, kırmızı bir kazak alacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, doğum günü için Tom'a bir kazak ördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kırmızı bir kazak giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bu kazak sana çok dar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom için bir kazak örüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'a bir kazak örüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir kaşmir kazak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir kazak almaya git.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir kazak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom için bir kazak ördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ceketinin altında bir kazak giyiyor.
Bu süre zarfında eğer üşüyorsan sadece bir kazak giy.
Tom bir kazak giydi.
Bu kazak elli dolardan daha fazla.
O üşütmemek için bir kazak giydi.
Neden bir kazak giyiyorsunuz?
Tom bir kazak giyiyordu.
Ne güzel bir kazak!
O bir yün kazak giyer.
O, yünden bir kazak giyiyor.
O, yünlü bir kazak giyiyor.
Tom bugün mavi renkli bir kazak giyiyor.
Kazakistan'a Kazak dilinde "Qazaqstan" denir.
Nerede bir Kazak, orada bir zafer var.
Benim fikrimce, Kazak dilinin içinde başka dillerden gelmiş sözler çok, lakin bu kötü değil.
Ben şimdi başka bir kazak aldım. Şimdi 21'im var!
Ben bir yün kazak satın aldım.
Bu kazak fazla tutmaz. O çok ucuz.
O, Kazak dilini bilmez.
Bu kazak saf yünden yapılmış.
Annem bana yeni bir kazak örüyor.
Harika bir kazak ördü.
Şüpheli en son mavi kot pantolon ve turuncu bir kazak giyerken görüldü.
Annem benim için bir kazak ördü.
Bu, Betty'nin seveceği bir kazak gibi görünüyor. Bu tam da "onunki!"
yün bir kazak giyiyor.
Hava soğuk; neden bir kazak giymiyorsun?
Bu kazak çıkarmak ve giymek için rahat.
Steve siyah boğazlı kazak giyiyor.
Bu kazak boynumu rahatsız ediyor.
O, yünlü bir kazak giyer.
Ben onun için bir kazak ördüm.
Tom mavi bir kazak almak istediğini söyledi.
Tom kendine bir kazak satın aldı.
Mary, Tom'a bir kazak ördü.
Tom koyu renk bir kazak giydi.
Tom'un kız arkadaşı ona bir kazak ördü.
Peter üşüyor, o bir kazak istiyor.
O bir yün kazak giyiyor.
Bu kırmızı kazak mavi olanlardan daha ucuz.
Onun için bir kazak örerek bir günden fazla harcadı.
Bir kazak aldım.
Mary bir kazak örüyor.
Hava serinleyince kazak giymek zorunda kaldım.
Mary, Tom için bir kazak örmüş.
Mary, Tom için bir kazak ördü.
Bu sabah kendime bir kazak aldım.