Lernen Sie, wie man kazanan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 80 handverlesene Beispiele.
Kaybeden gülümserse kazanan zaferin heyecanını kaybeder.
Translate from Türkisch to Englisch
Birincilik ödülünü kazanan Janet'ti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazanan olmak iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan bir takımı asla değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan, parsayı toplar.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatını şaklabanlık yaparak kazanan biriydi o.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan olmak iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bir kazanan olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan ne alıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan yok mu hâlâ?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazanan olmak bir kaybeden olmaktan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarışı kazanan at Tom Jackson'a aittir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan tarafta olacağımızı düşünüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok para kazanan zeki bir iş adamıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir kazanan.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz kazanan olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazanan vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes bir kazanan olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilim ödülünü kazanan ödül parasını hayır kuruluşuna vermeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından sahiplenildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem Tom hem de Mary ödül kazanan gazeteciler.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, Tom gibi yılda 100.000 dolardan az kazanan erkeklerden hoşlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu film insan benzeri zeka kazanan bir sincap hakkındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim rastgele seçim olası bir kazanan olarak sizi seçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan henüz açıklanmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kazanan olacağını biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından alındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kazanan olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan bir takım değiştirilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Her kazanan sonunda başarısız olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizden biri kazanan olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, o yarışmayı kazanan ilk kızdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan kendini oldukça iyi hissediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kumarda kazanan aşkta kaybeder.
Translate from Türkisch to Englisch
O yarışmayı kazanan ilk kadın oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödülü kazanan kitabı okudunuz mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kazanan seçelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kazanan olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
'La La Land' yanlışlıkla kazanan olarak anons edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir kazanan olduğunu düşünüyorum..
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bizi kazanan yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla tıpkı babam gibi kazanan olmak istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün geceki piyango çekilişinde kazanan rakamlar sırayla 7, 18, 3, 41 ve 6 idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarışı kazanan at Tom'a aittir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kazanan değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan adam Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kazanan kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödülü kazanan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan kişi Tom'dur.
Tom kazanan kişi değildi.
Tom kazanan olmak istiyordu.
Kazanan kişi benim.
Tom, kazanan kişidir.
Derbide kazanan olmadı.
Gol düellosunda kazanan çıkmadı.
Büyük savaştan sonra büyük bir zafer gelecek; ve zaferden sonra kazanan için büyük bir ödül, zalimler için de büyük bir şok olacak.
Kazanan tarafta asla savaş suçlusu olmaz.
Kazanan üç eseri burada sunuyoruz.
Atılan beş yüz oyla, kazanan üç eseri sunuyoruz.
Kazanan firma Şubat ayı sonunda açıklanacak.
Kazanan teklifin değeri 6,55 milyar dolar oldu.
Kazanan, önümüzdeki yılın başında açıklanacak.
Burada kazanan yok.
Douka ödülü kazanan dokuzuncu kişi oldu.
Kazanan kura ile belirlenecek.
Kaybedildiğinde anlam kazanan bir şey söyler misin?
Futbolda kazanan her zaman en iyi oynayan ya da en iyi kadroya sahip olan takım olmaz.
Tanrı'dan başka kazanan yoktur.
Faiz düştüğünde, paradan para kazanan dışında kimsenin kaybı olmaz. Kur dediğin bugün artar yarın düşer. Enflasyon dediğin bugün artar yarın düşer.
Go oyununda, iki oyuncu ilk bölgelerini belirlemek için başlangıçta boş olan tahtaya sırayla siyah ve beyaz taşları yerleştirir. En çok bölgeyi fetheden oyuncu kazanan taraf olur.
Kazanan olduğum için şanslıydım.
Kazanan son turda belirlendi.
Kazanan sonuncu etapta belli oldu.
Başta Olimpiyat Oyunları olmak üzere çoğu sportif mücadele sonunda yapılan madalya törenlerinde altın madalya kazanan takımın veya sporcunun ülkesinin ulusal marşı çalınır.
Borsadan para kazanan insanlar sermaye kazancı vergisinin artmasına genellikle karşı çıkarlar.
Lotoyu kazanan biletin sahibi sonunda belirlendi.