Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kazara"

Lernen Sie, wie man kazara in einem Türkisch Satz verwendet. Über 82 handverlesene Beispiele.

Biz otobüs terminalinde kazara onlarla karşılaştık.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece restoranda kazara benim öğretmenimle karşılaştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom havuçları dilimlerken kazara elini kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara Jane ile karşılaştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara USB'sini çöpe attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara kendini havaya uçurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kazara oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kazara çekiçle parmağına vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Silah kazara ateş aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen kazara oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün onu kazara gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Tabak kazara yere düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Atışın kazara olduğunu düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Caddede kazara Bay Smith ile karşılaştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara başarısız olursam, tekrar denerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük çocuk kazara bardağı kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara geç kalırsa ne yapmalıyız?
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen kazara tekrar birbirimizle karşılaştık.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi örnek cümleler yazmak o kadar kolaydır ki bir sürü kötü olanlardan kurtulma sürecinde birkaç iyi cümleyi kazara iptal etsek bile, sanırım çok sayıda iptal yaparak bu korpusun kalitesini şiddetle geliştirebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken kazara yanlış otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara yanlış otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara yanlış otobüse bindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara çekiçle başparmağına vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara Mary'ye çarptı ve özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yeni bıçağıyla kazara kendini kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara bir çekiçle parmağına vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçuş görevlisi kazara Tom'un üstüne biraz sıcak kahve döktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara hamile kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Öpüşürken kazara dişleri çarptık.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara olur, bir kalp atışında, bir tek çakan, çarpan anda.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabit diskini kazara formatladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara kapıyı kilitleyip kendini dışarıda bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sütü kazara döktüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgünüm, ben kazara yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Top kazara patladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u aramaya çalışıyorum ama bunun yerine kazara seni aramaya devam ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara kendini ayağından vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tip şeyler genelde maksatlı değil, kazara olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara adam öldürme için on yıl hapis cezası çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendini kazara şarap mahzenine kilitledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kazara bir böcek yedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Meryem, Tom'un cep telefonunu kazara çamaşır makinesine atmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara takım elbise giyen insanlarla dolu bir odaya yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom silahını temizlerken kazara kendini ayağından vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara şemsiyemi kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazara yanlışlıkla onun şemsiyesini aldı.

O, kazara istasyonda İngilizce öğretmeniyle karşılaştı.

Pencereyi kasıtlı olarak mı kırdın yoksa kazara mı?

Tom konteyneri kazara vincinden düşürdü.

Tatoeba'yı Google'dan ve kazara buldum.

Tom kazara kendini vurdu.

Kazara deniz suyu yuttuğun oldu mu?

Tom kazara su şişesini devirdi.

Tom bir elma soyarken kazara kendini kesti.

Tom Mary'yi kazara vurdu.

Ben onu kazara çıplak gördüm.

O kazara sayfayı yırttı.

Üzgünüm, kazara gönder tuşuna bastım.

Bu sadece kazara oldu.

Tom onu kazara yaptı.

Gizli bölmeyi oldukça kazara buldum.

Tom kazara Mary'nin en sevdiği heykelciğini rafa attı ve kırdı.

Parkta yapılan yürüyüş sırasında o, kazara eski arkadaşıyla karşılaştı.

Patlama kazara gerçekleşti.

Bu bir şekilde kazara oldu.

Otobüs durağında onunla kazara karşılaştım.

Melanie kazara bir sinek öldürmüştü.

Tom en sevdiği kahve kupasını kazara kırdı.

Tom kazara yere bir yumurta düşürdü.

Kazara kendimi zehirledim.

Kazara olmamıştı.

Sami kazara öldü.

Ben küçükken kazara bir solucana bastım.

Ben kazara kız kardeşimin yapay penislerini buldum.

Ben kazara kendimi kestim.

Tom herhangi bir zehri kazara içti.

Kendini kazara ayağından vurdu.

Kahve fincanına kazara tuz attı.

Kazara oylama halk arasında ihtiyata yol açtı.

Mary kazara kendini şarap mahzenine kilitledi.

Karl, Amelia ile kazara göz teması kurdu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch