Lernen Sie, wie man keman in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Keman çalabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuğun keman çaldığını duyduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlumun keman çaldığını duydun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Jane gitarın yanı sıra keman çalabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane hem keman hem de gitar çalabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şimdi keman çalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kolunun altında keman taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken keman çalabilir, gitardan bahsetmeye bile gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalarım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok iyi keman çalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalmayı nasıl öğrendin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben keman çalarım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, keman çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, güzel keman çalar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok iyi şekilde keman çalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalan adam kim?
Translate from Türkisch to Englisch
O, şimdi keman çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalarken duyuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Einstein keman çalmayı severdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalmada çok iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu arada, keman çalar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalarak hayatını kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Her gün keman çalma çalışması yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun keman sigortası yıllık 200 dolara mal oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.
Translate from Türkisch to Englisch
Roger Miller gitar ve keman çalmayı öğrendi. Çok daha sonra, davul çalmayı öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalmak çok pratik ister.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalabilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom keman çalmada iyiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da çocuklar üç yaşında keman çalmaya başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukken keman çalardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom keman çalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her gün en az otuz dakika keman çalmayı pratik yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir keman öğretmeni.
Translate from Türkisch to Englisch
Kocaların çoğunluğu bana keman çalmaya çalışan bir orangutanı hatırlatır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom da keman çalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom on üç yaşındayken keman çalmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom keman çalmada çok iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık keman çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kolunun altında keman kutusu vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom keman çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O her gün keman çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar iyi keman çalarsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un keman çaldığından emin misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir keman değil. O bir viyola.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman, piyano ve arp müzikal enstrümanlardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynştayn keman çalmayı seviyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin keman çalmasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan Linda'ya bir keman gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok iyi keman çalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalın lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar zamandır keman çalıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Yayım yoksa keman çalamam.
Dan kanserli çocuklar için keman çaldı.
Dan, Linda'ya keman getirdi.
O, o piyano müziğini keman için düzenledi.
Keman, piyano ve arp müzik enstrümanlarıdır.
Midori'nin çok iyi keman çaldığı doğru mu?
Tom otuz yıldan daha fazla bir süredir keman çalıyor.
Ve bir şey daha, keman çalıyor musun?
Yeniden doğmuş olsaydım keman öğrenmek isterdim.
Keman taşıyan adam üzgün görünüyordu.
Müzisyen sahnede keman çalmaya başladı.
Einstein, keman çalmayı severdi.
Keman, yaylı bir enstrümandır.
Keman hakkında kendini nasıl hissediyorsun?
Gençken ben keman çaldım.
Tom iyi keman çalıyor.
Tom seni bir keman gibi çaldı.
Sen oğlumun keman çaldığını duydun mu?
Hiç Tom'un keman çaldığını duydun mu?
Neden Tom'a bir keman almıyorsun?
Neden Tom için bir keman almıyorsun?
Tom'dan keman çalmasını istedik.
Pazartesi günleri keman derslerim var.
Pazartesi günü bir keman dersi var.
Lisedeyken keman çalardım.
Sen keman çalmada çok iyisin.
Şarkı söylemek yerine keman çalmayı tercih etti.
Keman çalmayı şarkı söylemeye tercih etti.
O keman çalmayı şarkı söylemeye tercih etti.
Tom Mary kadar iyi keman çalabilmeyi istiyor.
O bir keman solosu için piyano eşliğinde çaldı.
Tom Mary'nin çalabildiğinden çok daha iyi keman çalabilir.
Bizim yeni komşumuz keman çalıyor.
Yeni komşumuz keman çalar.
Leyla, Sami'yi keman gibi çaldı.
Tom benim keman öğretmendi.
Hâlâ bir keman öğretmeni misin?
Tom her gün keman çalıyor.
Tom keman öğretmeni, değil mi?
Mary otuz yaşına kadar keman çalmaya başlamadı.
Keman çalan kim?
Keman, yaylı bir çalgıdır.
Keman çalmasını biliyorum.
Şimdi keman çalıyor.
Mary hala keman çalıyor.
Tom hâlâ keman çalıyor.
Mary hâlâ keman çalıyor.