Lernen Sie, wie man kes in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Patatesleri kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu ikiye kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Kes şunu. Saçmalıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Derhal konuşmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Kes şunu!
Translate from Türkisch to Englisch
Onu bir bıçakla kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Pastayı bir bıçakla kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Babanı rahatsız etmeyi kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçmalamayı kes, lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch
Kes şunu! Onu rahatsız ediyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kes şunu. O bizim arkadaşımız, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bıçağı al ve üst kısmı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Eti bıçakla kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Tahtayı baltayla kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Bana vurmayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bakmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle konuşmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bağırmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Gülmeyi kes!
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanları küçümsemeyi kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bağırmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Kes şunu artık.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçmalamayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa kes lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmayı kes, senden rica ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayal kurmayı kes!Çalışmazsan Almanya'ya gidemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u korkutmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Kes artık, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Söyleyecek bir şeyin varsa hemen söyle ya da sesini kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Parmaklarını çıtlatmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Kumaşı çaprazlama kes.
Translate from Türkisch to Englisch
"Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes!" "Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes!"
Translate from Türkisch to Englisch
Söylediğim her şeyi tekrarlamayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona zorbalık yapmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen saçımı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkese benim kardeşim olduğunu söylemeyi kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir iyilik yap ve kes sesini.
Translate from Türkisch to Englisch
Kes sesini, Fred!
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük bir kız gibi ağlamayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Kes artık!
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek gibi davranmayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Şikayet etmeyi kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Mızmızlanmayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kız gibi ağlamayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Şikayet etmeyi kes ve itaat et!
Translate from Türkisch to Englisch
Kes şunu. Bu komik değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Şikayet etmeyi kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah aşkına, ağlamayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrı aşkına, şunu kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu komik değil! Kes şunu!
Translate from Türkisch to Englisch
Yedi kere ölç bir kere kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırıtmayı kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Kırmızı kabloyu kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hakkında konuşmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim hakkımda konuşmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendin hakkında konuşmayı kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu gürültüyü kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Ya konuşmayı kes ya da duymaya değer bir şey söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bıçakla keki kes.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu berbat müziği dinlemeyi kes.
Lütfen kes, yıka ve kurut.
Lütfen kısa kes.
Çalışmayı kes!
Kes bağırmayı! Başımı ağrıtıyorsun.
Özür dilemeyi kes.
Kes şunu artık, Tom.
Kes şunu artık, ne dersin?
Kes şu saçmalığı.
Lütfen bana bakmayı kes.
Onu bıçakla kes.
Sebepsiz yere ağlamayı kes!
Böyle bir ucube gibi davranmayı kes.
Kes sesini!
Kes, kalbimi kırıyorsun.
Lütfen pizzayì üç dilim şeklinde kes.
Lütfen benim için bir dilim ekmek kes.
Bir pislik gibi davranmayı kes.
Hadi ama! Küçük bir çocuk gibi davranmayı kes!
Hayal kurmayı kes.
Bana öyle bakmayı kes, beni utandıracaksın.
Şımarık bir çocuk gibi davranmayı kes.
Dirseklerini masanın üstüne koymayı kes.
Kısa kes, Tom.
Dolaylı konuşmayı kes.
Beni korumayı kes.
Bana eziyet etmeyi kes.
İki kere ölç, bir kere kes.
Onu yapmayı kes, Tom.
Lütfen kendini utandırmayı kes.
Dedikodu yapmayı kes.
Böyle davranmayı kes Tom! Bıktım bu saçmalıktan! Bırak bu işleri artık!
Bana öyle bakmayı kes.
Ateşi kes!
Somurtmayı kes!
Para harcamayı kes.
Tom'a vurmayı kes.
Beni dürtmeyi kes.