Lernen Sie, wie man kesilmiş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 25 handverlesene Beispiele.
Kesilmiş uzuvları olan insanlar onları hâlâ orada gibi hissetmeye devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofisin etrafında kafası kesilmiş bir tavuk gibi koşuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofise vardığımda, beni bekleyen bir sürü işim vardı. Kafası kesilmiş bir tavuk gibi oradan oraya koşuşturuyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nefesi kesilmiş görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ve benim uzun süredir birbirimizle ilişkimiz kesilmiş durumda.
Translate from Türkisch to Englisch
Sümbüller ve taze kesilmiş ot bana çocukluğumu hatırlatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ne süt ne de kesilmiş sütün suyu.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz nefesi kesilmiş görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hayatından umut kesilmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarıdan kesilmiş ot kokusu geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Çimler çok hızlı büyüyordu, her hafta kesilmiş olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçı kısa kesilmiş, yüzü de temiz tıraşlıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O önceden kesilmiş domuz filetosu aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Başı kesilmiş bir ceset adli tabibin masasındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey kesilmiş vaziyette.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükanne bütün aileyi buz kesilmiş bırakarak öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Soluğu kesilmiş görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami taş kesilmiş gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin kafası kesilmiş cesedi Leyla'nın dairesinde keşfedildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'yı öldürdü ve onun başı kesilmiş cesedini dairesinin içinde bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bu dağa tırmanan ilk iki ayağı kesilmiş kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes dikkat kesilmiş onu dinliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Pürdikkat kesilmiş televizyondaki haberi izliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gururlu, düzgün kesilmiş bir yüzü vardı, o kadar düzenliydi ki, hassas ağzı ve güzel, koyu renkli, istekli gözleri olmasaydı, duygusuz görünebilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunların hepsi sütten kesilmiş kuzular.
Translate from Türkisch to Englisch