Lernen Sie, wie man keyfine in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Aman allahım, kızların keyfine diyecek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
O devam ederken keyfine bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Değişiklik olsun diye keyfine bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Rahatla, eğlen ve keyfine bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Keyfine bakmaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Endişelenmeyi durdurursan keyfine bakabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Baloda keyfine bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un keyfine diyecek yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom keyfine düşkündür.
Translate from Türkisch to Englisch
Derin bir sohbetin keyfine varabileceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Keyfine bak, geç bile kaldın.
Translate from Türkisch to Englisch