Lernen Sie, wie man kibirli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 81 handverlesene Beispiele.
Hiçbir kadın onun olduğu kadar kibirli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O kız güzelliğinden dolayı kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız güzelliği nedeniyle kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanıdığım herkes Tom'un kibirli olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kibirli!
Translate from Türkisch to Englisch
Aşk sabırlıdır, aşk şefkatlidir. Kıskanmaz, övünmez, kibirli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kibirli biri miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Kibirli değilim sadece sizi anlamak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıskanmayın, dışlamayın ve kibirli olup kimseyi küçük görmeyin, işin özü bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kibirli bir aptal.
Translate from Türkisch to Englisch
O kaba, kibirli ve cahil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom soğukkanlı, mesafeli ve kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
O gururlu ve kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kibirli ve iş arkadaşlarının hepsinden daha iyi olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan hoşlanmadım çünkü çok kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen de az kibirli değildin.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çok kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çok kibirli ve saldırgan.
Translate from Türkisch to Englisch
O akıllı ama kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence Tom kibirli mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kibirli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar seni hiç kibirli olmakla suçluyorlar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kibirli olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok kibirli, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kibirli, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten kibirli, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oldukça kibirli, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oldukça kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary biraz kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok şey kibirli bir aptaldan daha hazin değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Fransız'ın bu kadar kaba, inatçı ve kibirli olması beni şaşırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Paul zengin olmasına rağmen kibirli olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendini beğenmiş ve kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan küstah ve kibirli bir adam değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son derece kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşmanda çok kibirli olma.
Translate from Türkisch to Englisch
O aptal ve kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
İngiliz halkı kibirli ve kabadır.
Translate from Türkisch to Englisch
O güzel ama kibirli.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kibirli olmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Masum bir bisikletçi, kibirli bir asker tarafından o sokakta vuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kibirli ve bencildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir fahişenin kibirli oğludur.
Translate from Türkisch to Englisch
O kibirli olma eğilimindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakin olmalısınız ve kibirli yorumlarınızı bize göndermeyi bırakmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri kibirli davranmadan dürüst olabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle kibirli bir tonla konuşma.
Translate from Türkisch to Englisch
Kibirli insanlardan hoşlanmam.
Translate from Türkisch to Englisch
Kibirli olduğunuzu bilmiyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kibirli olduğumu söylüyor.
Fazla kibirli olma!
Sık sık kibirli olmakla suçlanıyorum.
Biraz kibirli görünüyorsun.
Ben kibirli bir adam değilim.
O iddia kibirli görünebilir.
Tom kendini oldukça kibirli hissediyordu.
Cahil insanlar kibirli olma eğilimindedir.
Aptal insanlar kibirli olma eğilimindedirler.
Leyla dar görüşlü, kibirli bir kişidir.
Kibirli olduğumu biliyorum.
Tom kibirli görünüyordu.
Tom, Mary'nin kibirli olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tom Mary'nin kibirli olduğunu söyledi.
Tom Mary'nin kibirli olduğunu biliyordu.
Tom eskiden olduğu kadar kibirli değil.
Tom ve Mary ikiniz de kibirli, değil mi?
Tom ve Mary ikisi de çok kibirli, değil mi?
Tom ve Mary ikisi de gerçekten kibirli, değil mi?
Tom'un bu kadar kibirli olacağını düşünmedim.
Tom'un kibirli olduğunu sanmıyorum.
Tom kibirli ama Mary değil.
Tom kibirli değildir ama Mary öyledir.
Tom Mary'ye John'un kibirli olduğunu düşünmediğini söyledi.
Tom'un kibirli olduğunu biliyorum.
İnsanlar Tom'un kibirli olduğunu düşünüyor.
Gerçekten Tom'un kibirli olduğunu mu düşünüyorsun?
Gençliğinde kibirli bir havası vardı.
Park muhafızı, Kalman'la kibirli bir sesle konuştu.