Lernen Sie, wie man kilitli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Tom ofis kapısını kilitli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıyı kilitli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Evden ayrılmadan önce kapının kilitli olduğunu görün.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kilitli olduğundan emin olmak için kapısını iki kez kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kilitli odaya girmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gece kapılarını kilitli tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, yurdunun dışında kilitli kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Birisi beni dışarı çıkarsın. İçeride kilitli kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yatmaya gitmeden önce tüm kapıların kilitli olduğundan emin olmak için kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kapı kilitli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bagajın kilitli mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kilitli tutun.
Translate from Türkisch to Englisch
Her öğrencinin kilitli bir dolabı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ön kapı kilitli kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe göre cinayet kilitli bir odada gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kapıyı kilitli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ön kapıyı kilitli bulduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kilitli bulduğuna kızmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen kapının kilitli olduğundan emin olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary mücevherlerini bankada kilitli tutar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kilitli bulduğunda Tom sinirlendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence aracı neden kilitli bıraktım?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom içeride kilitli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapın kilitli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapı kilitli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kilitli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kilitli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar içeride kilitli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapı içeriden kilitli kaldığı için, o, eve giremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun arabası kilitli kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitmeden önce kapının kilitli olduğundan emin ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne olursa olsun, kapıyı kilitli tut ve dışarıya gelme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapının kilitli olmadığını fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün kapılar kilitli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapı kilitli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapı kilitli miydi?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir odada kilitli kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kilitli kapıyı açmayı boş yere denedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapı neden kilitli?
Translate from Türkisch to Englisch
Kapılar kilitli.
Translate from Türkisch to Englisch
Boşuna kilitli kapıyı açmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapı kilitli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitmeden önce tüm kapıların kilitli olup olmadığını kontrol edin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün pencereler kilitli mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Polis dedektifi tüm kapıların ve pencerelerin içeriden kilitli olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden kapı kilitli?
Translate from Türkisch to Englisch
Ön kapı kilitli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapı kilitli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu kaçıranların kilitli tuttuğu odadan kaçmayı başardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz böyle şeyleri bodrumda kilitli bir odada saklarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Yardım edin! İçeride kilitli kaldım!
Bütün gün kilitli kaldım.
Kapınızı kilitli tutun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.
Bu kapı içeriden kilitli.
Kapının kilitli olduğundan emin ol.
Bu kapı neden kilitli?
Bu kapı neden her zaman kilitli.
Lütfen bu kapıyı kilitli tutun.
Bu oda niye kilitli?
Tom'u odasında kilitli tutamazsın.
O kilitli.
O kilitli değil.
Bu garip. Bu kapının kilitli olduğuna yemin edebilirdim.
Lütfen kilitli dolabını temizle.
Bu senin kilitli dolabın mı?
O neden kilitli?
Tom kilitli dolabını açtı ve kitaplarını çıkardı.
Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olduğu için açılmadı.
Köpeğini sıcak bir arabanın içinde kilitli bırakma.
Tom kitaplarını kilitli dolabına koydu.
Giriş kapısı kilitli olduğu için biz eve giremedik.
Burada kal ve kapıları kilitli tut.
Kitaplarını kilitli dolabına koy.
Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olduğu için açamadım.
İçeriden kilitli olduğu için kapıyı açamadık.
Tom bize odanın kilitli olduğunu söyledi.
Kapı ne için kilitli?
Tom yatak odası kapısını kilitli tutar.
Tüm kapılar kilitli mi?
O yüzme havuzunda yüzerken kilitli dolabının anahtarını kaybetti.
Dan silahı kilitli bir dolaba sakladı.
Ben onu benim masanın üst çekmecesinde kilitli tuttum.
Ben onu masamın üst çekmecesinde kilitli tuttum.
Bu dolap neden kilitli?
Ben kapıyı kilitli tuttum.
O, bu sabahtan beri evde kilitli.
Kilitli olduğundan emin olmak için kapıyı kontrol ettim.
Ben kesinlikle pencerelerimi ve kapılarımı kilitli tutacağım.
Bu kapının kilitli kaldığına emin olun.
Bütün kapıları kilitli tut.
Biz şimdi kapıları kilitli tutuyoruz.
Kilitli kapıdan nasıl geçtiğin benim için bir bilmece.
Kapı her gece dokuzda kilitli.
Polis, hırsızın kilitli bir pencereden içeri girdiğinden şüphe ediyor.
Tatillerimi evimin içinde kilitli geçirmek istemiyorum.
Kapının kilitli olduğunu nereden biliyorsun?
Kapının kilitli olduğunu nasıl biliyorsun?
Bu kapının kilitli olduğunu düşünmüştüm.
Fadıl, Leyla'yı iki gece boyunca odasında kilitli tuttu.