Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kiraz"

Lernen Sie, wie man kiraz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 70 handverlesene Beispiele.

Kiraz çiçekleri Nisan'da çıkacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçede yetişen bir kiraz vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz çiçeklerinin en iyi zamanı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz ağaçları tamamen çiçeklenmişler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kiraz veya ananas ile kokteyli dekore edebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu park kiraz çiçekleri ile ünlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu parkta iki yüz kadar çok sayıda kiraz ağaçları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl kiraz çiçekleri normalden biraz daha geç açıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Parkta kiraz ağacının altında bankta yatan genç bir adam gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Parktaki tüm kiraz ağaçları tamamen çiçek açmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz çiçekleri çok güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz çiçekleri, sadece birkaç gün dayanır, en fazla bir hafta.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz kiraz çiçekleri için Washington'a zamanında vardık.
Translate from Türkisch to Englisch

Cadde boyunca kiraz ağaçları dikildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir kiraz ağacını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçemizin iki kiraz ağacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün çikolata kutusunun dışında kiraz likörleri onun gözdeleridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz çiçekleri en iyi durumdaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz çiçekleri şimdi en iyi döneminde.
Translate from Türkisch to Englisch

Washington'da şimdi kiraz ağaçları çiçek açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin önünde bir kiraz ağacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin kiraz çiçeklerini görmeye gitmiyoruz?
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün yağmur yağabilir gibi görünüyor. Kiraz çiçeği partisinin iptal edilebileceğinden endişeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz suyu içiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz ağaçları çiçek açmaya hazırlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kiraz ağacını kestik.
Translate from Türkisch to Englisch

Caddenin her bir tarafında kiraz ağaçları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçede yaşlı bir kiraz ağacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz ağacı bu yıl normalden daha erken çiçek açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz ağaçlarının altında ölü bedenler var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçede büyük bir kiraz ağacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kiraz ağacını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızım kiraz, karpuz ve şeftali gibi yaz meyvelerini sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızım kiraz, karpuz ve şeftali gibi yaz meyvelerini seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kiraz koyu kırmızı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz ağacı Nisandadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kiraz ağacını kestim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kiraz ağaçları çiçeklenmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Eskiden bahçede büyük bir kiraz ağacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yolun iki tarafında da kiraz ağaçları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Nehir boyunca kiraz çiçeklerini görmeye gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin arka tarafında eskiden bir kiraz ağacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bir kiraz ağacını devirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir kiraz ağacını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anda, bizim yaban mersini, böğürtlen, kiraz, çilek, şeftali ve nektarinimiz var.

Sen bir kiraz ağacı kestin.

Kiraz ağaçları çiçek açmak üzere

Kiraz çiçeklerine bakmak için geldim.

Bu kiraz çiçekleri çıkmadan uzun süre önce olmayacak.

Bahçede büyüyen iki kiraz ağacımız var.

Heykel bir blok kiraz ağacından oyuldu.

Kiraz ağaçları yolun iki tarafında ekilir.

Bu parkta iki yüz kadar kiraz ağacı bulunmaktadır.

Kiraz kırmızıdır.

Tom, Mary'nin kiraz ağacının altında dururken bir fotoğrafını çekti.

Bu tapınak, kiraz çiçekleri ile ünlüdür.

Bir kiraz ağacını kestiler.

Onlar bir kiraz ağacını kestiler.

Kiraz ağaçları tam çiçeklendiğinde babam öldü.

Kiraz ağacının altında bir ceset var.

Yoshino, kiraz çiçekleriyle ünlü bir yerdir.

Zehirli bir kiraz bir dükü öldürebilir.

Çiçek açan kiraz güzeldir.

Çilek, kiraz gibi meyveler dondurulabilir.

Çok geçmeden kampüsümüzdeki kiraz çiçekleri çıkar.

"Kiraz ilçesi hangi ile bağlıdır?" "İzmir."

Kiraz çok tatlıymış.

Neden biraz kiraz almıyoruz?

Bununla kiraz yemek iyi değil.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch