Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kitap"

Lernen Sie, wie man kitap in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap okul kütüphanesinin.
Translate from Türkisch to Englisch

"O bir kitap okuyor mu?" "Evet, o okuyor."
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap okumak için zamanım yok.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana iki kitap ödünç verdi, henüz hiçbirini okumadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O bu kitap.
Translate from Türkisch to Englisch

Yediğim zamanda kitap okuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Masanın üzerinde bir kitap var.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bir kitap kurdudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir kitap.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Çin'de bir kitap yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu kitap.
Translate from Türkisch to Englisch

O, rastgele kitap satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.
Translate from Türkisch to Englisch

İki tane kitap yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim odamda bir sürü kitap var.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok kitap satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap Tony'ye ait.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap Tony'nindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Elimde bir kitap var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap için beş dolar ödedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu kitap onların.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap size ait.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir kitap okuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kitap okuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Nereden kitap alabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch

Dün bir kitap aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap enteresan mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap bize iyi bir ekonomi fikri veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap kolay.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap kimin?
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok kitap aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kitap okuyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap okumak için kütüphaneye gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap şairin en iyi çalışmalarından biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Umutsuzluktan dolayı o plana vardık fakat kitap iyi sattı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir kitap okuyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap şairin en iyi eserlerinden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap sana faydalı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Okumak için bir kitap istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklar için tasarlanmış kitap yetişkinleri eğlendiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap çocuklara okumayı öğretmek için tasarlanmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Gençken, okuyabildiğim kadar fazla kitap okumayı denedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap yıldızlar hakkında.
Translate from Türkisch to Englisch

O her ay en az 10 kitap okur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap, İspanyolca olarak yazılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap küçük.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kitap görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap büyük.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitap beyaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kitap alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocukken odamda yalnız başına kitap okuyarak çok fazla zaman geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O kitap küçüktür.
Translate from Türkisch to Englisch

Dükkânda bir kitap satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben üç kitap taşıdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim kitap okumak için zamanım yok.

Sık sık gece geç saatlere kadar kitap okur.

İngilizce yazılmış bir kitap okudu.

O, çok kitap okumaz.

Amcam bana bir kitap verdi.

Amcam dün bana bir kitap verdi. Kitap bu.

Bir köpeğin dışında, bir kitap insanın en iyi arkadaşıdır. Bir köpeğin içinde, okumak için çok karanlıktır.

O oturuyordu, kitap okuyordu.

O kadar iyi bir kitap ki onu üç kez okudum.

İlginç olması şartıyla herhangi bir kitap olur.

Masanın altında hiç kitap var mı?

Okuyabildiğin kadar çok sayıda kitap okumalısın.

Okuyabildiğin kadar çok sayıda kitap oku.

Ben bir kitap okuyacağım.

Bu kitap benimki değil.

Ne kadar çok kitap okursan o kadar çok bilirsin.

O zaman bir kitap okuyor muydunuz?

Bir kitap ödünç verdin.

Bu kitap sizinki.

Ne ilginç bir kitap!

Kitap için ödeme yaptın mı?

Sen bir kitap kurdusun.

Aradığım kitap budur.

Ben bir çocukken, sık sık yatakta kitap okudum.

Matsutake mantarlarını tanıma sanatı benim tutkum oldu, bu tutku ona dair bir kitap yazmamla sonuçlandı. .

Kitap hukuk hakkında.

Yakılan her kitap dünyayı aydınlatır.

Bu kitap çok pahalı.

Sen uyurken ben kitap okuyacağım.

Bu eski kitap oldukça demode.

Bu eski kitap 50,000 yen değer.

O, haftada ortalama üç ya da dört kitap okur.

Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.

İlginç bir kitap okuyor musun?

İncil senin için neyse bu kitap da benim için odur.

Tom Pazar günleri kitap okumaktan başka hiçbir şey yapmaz.

Onların hepsi iyi, bu yüzden üç kitap seçin.

Şu anda onun okuduğu gibi güzel bir kitap okumalısın.

Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.

Yeni bir baba olarak, ben ilk çocuğuma pek çok kitap verdim.

Masanın üstünde kaç tane kitap var?

Bu kitap, ölümünden sonra yayımlandı.

Yemek yerken bir kitap okurum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch