Lernen Sie, wie man kol in einem Türkisch Satz verwendet. Über 73 handverlesene Beispiele.
Kol saatimi kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Annemize bir kol saati verdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir kol saati değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Hırsızlar gece yarısı kol gezer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim dün aldığım kol saati.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary ile onu kol güreşinde yenebileceğine dair iddiaya girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Steve ve Jane her zaman, kol kola okula yürürler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona bir kol saati aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kol dönmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıya yeni bir kol taktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onların kol kola yürüdüğünü gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saatin zamanı doğru gösteriyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Çift kol kola yürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Babası ile kol kola yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadde boyunca kol kola yürüyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Chris, Beth'in değerli kol saatini bulamadığını duyduğunda üzüntüsünü gizleyemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Molly'nin büyük bir kol saati var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saatim geri kalmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam bana bu kol saatini verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dayım bana bu kol saatini verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eniştem bana bu kol saatini verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kol saatindeki alarmı kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saatimin tamir edilmesi gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saatimin onarılması gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün kol saatim çalındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık kol geziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saati çalışmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol kırık.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saatim kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıranın üstündeki kol saati benimkidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kol saati yeni bir model.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkarım ki kol saatiniz iki dakika geri.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kol düğmelerini taktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar birbirleriyle kol kola yürür.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok değerli bir kol saatine sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir boya hastanın kol damarına enjekte edilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom en iyi kol düğmelerini bulmaya çalışırken sorun yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dirsek kol ve önkol arasında eklemdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kızlar ona bir kol saati satın aldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana kol kanat gerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, uzun kol ve bacaklarıyla, çok uzun boylu ve inceydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar onu onun kol saati ile kimliğini saptayabildiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saatim bozuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sol kolu bir kol askısında.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi bir kol saati çok pahalı değilse iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kol saatleri, duvar saatleri, dijital saatler, altın saatler, guguklu saatler, kuvars saatler, kronometreler, zamanlayıcı ve kule saatleri de dahil olmak üzere saatlerin birçok farklı türleri vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana kol kanat gerdi ve bildiği her şeyi bana öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Omuz kol ve gövdeyi birleştirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dirsek; üst kol ve alt kol arasındaki eklemdir.
Sevenler kol kola yürüyordu.
Ne zaman onların kol saatinde bir cep telefonuyla çıkacaklarını merak ediyorum.
Bu kol saati çok değerlidir.
Kolum bir kol askısında.
Kol çevrildi, ama kapı açılmadı.
Aşıklar kol kola yürüdüler.
Zor günlerimde bana kol kanat gerdi.
Kol kırılır, yen içinde kalır.
Tom pahalı bir kol saati almış.
Ali beşinci kol faaliyeti yürütüyor.
Ali'ye bu ay kol kadar doğalgaz faturası geldi.
Kol saatimi kaybettiğimi eve geldiğimde fark ettim.
Korona kol geziyor.
Bu ay kol gibi fatura geldi.
Barfiks demirine kol askısı takıp karın kası çalıştım.
Eskiden hesap makineli ve uzaktan kumandalı tuhaf kol saatleri yaygındı.
Kol saatine servet ödeyen insanlar var. Çünkü sadece zamanı gösteren bir araç değil, aynı zamanda bir tutku ve statü sembolü.
Dirsek ön kol ile üst kol arasındaki eklemdir.
Son zamanlarda hareketsiz kaldığınızda kol ve bacaklarınızda nedensiz şişlikler oluyor mu?
Ali zor zamanlarımızda hepimize kartal gibi kol kanat gerdi.
Ali menüdeki kol gibi fiyatları görünce mahsustan menüde olmayan bir şeyi garsona sorup "yok" cevabı alınca onu bahane ederek mekandan ayrıldı.
Birden fark ettim ki kol saatim yok.
Kol saatimi hiçbir yerde bulamıyorum.