Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "komşu"

Lernen Sie, wie man komşu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 72 handverlesene Beispiele.

Yangın yayıldı ve komşu evi yaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ordu komşu ülkeye baskınlar yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç komşu birbirlerine yardımcı oldular.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu ağacını kesme ricamı reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Memleketim okyanusa komşu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, iyi bir komşu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ev alma, komşu al.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan komşu gürültülü.
Translate from Türkisch to Englisch

komşu ülke için bilgi sızıntılarıyla yüklüdür,polis.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu ülkelerle ticareti desteklemeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülke komşu ülkesine savaş ilan etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkese komşuyum ve komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir komşu.
Translate from Türkisch to Englisch

İki komşu ülke arasındaki sınır kapalı kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve ben yakında komşu olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

O ülke, komşu ülkelerle olan diplomatik ilişkileri kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Joke komşu kızına Hollandaca dersleri veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakın bir komşu, uzak bir akrabadan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece iyi bir komşu olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar komşu.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu olduğumuzu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu hiçbir şey görmemiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu hiçbir şey görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu çocuklarıyla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece komşu gibi olmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz eskiden komşu idik.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların komşu ülkelerle iyi ilişkileri var.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir komşu kötü bir akrabadan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Amcamın bütün ailesi hikaye anlatıcısını dinlemek için geldi ve tepenin diğer tarafındaki komşu konuttan halamın akrabalarından bazıları bile.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha fazla komşu arıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

İki komşu ülke her açıdan birbirinden farklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu kadın neredeyse kıskançlıktan öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sadece iyi bir komşu olmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom harika bir komşu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom komşu gibi olmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu, köpeğini yürütüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu an için, o bir komşu otelde kalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada, ABD'ye komşu bir ülkedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Komşu şimdi geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kent, kıyı bölgesi ve komşu dağlar arasındaki sınırda yer alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bitişik komşu olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yerel çocuklar komşu bir kasabadan gelen rakip bir grupla kavga ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

On gün sonra, Fadıl'ın cesedi ilgili bir komşu tarafından bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Köyümüz Katoliktir, ancak komşu köy Evangelisttir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir komşu, Leyla'nın çığlıklarını duydu.
Translate from Türkisch to Englisch

On gün sonra Sami'nin cesedi ilgili bir komşu tarafından bulundu.

Komşu masada Almanca konuşan bir çift oturuyordu.

Bir komşu Tom'un çığlık attığını duyduğunu söyledi.

Tom iyi bir komşu, değil mi?

Bir komşu Tom'un çığlıklarını duydu.

Bir komşu Tom'un çığlıklarını duymuş.

Kötü komşu ev sahibi yapar.

Kötü komşu insanı ev sahibi yapar.

Komşu boncuğunu çalan gece takınır.

Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

Kendi köyünün ellenmişini almazsan komşu köyün sikilmişini alırsın.

Komşu Kosova'da da durum aynı.

Berişa komşu Kosova'daki duruma da değindi.

Komşu ülkeler de izleyecek modeller oluşturdular.

Komşu Makedonya'da bu rakam beş kat daha yüksek.

Komşu yurt dışına çıkarken kuşunu bize bıraktı.

Karşı komşu her yaz balkona ip çekip biber kurutur.

Taliban, Çin gibi komşu ülkelerden destek ve yatırım almadan ülkeyi yönetip geliştirebilecek teknik bilgi ve becerilerden yoksun.

Insan/Komşu bu kadar yakın olmasaydı sadaka daha kolay olurdu.

Bir komşu tarafından öldürüldü.

Komşu tarafından öldürüldü.

Tom ve Mary'nin komşu olduğunu biliyor muydun?

Mars bizim en yakın komşu gezegenimizdir.

Yakın komşu, uzak kardeşten iyidir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch