Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "konsantre"

Lernen Sie, wie man konsantre in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sadece konsantre olman gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Edatları çalışırken dersine konsantre oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben konsantre olmakta zorluk çekiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olmada zorluk çekiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonu kapa. Konsantre olamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün yapmanız gereken konsantre olmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun söylediklerine konsantre oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün yapman gereken konsantre olmak.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olma yeteneğini kaybettin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir şey üzerine konsantre olma sorunu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olmuyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre oluyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman bir şeye konsantre oluyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre oluyor gibi görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre oluyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olmaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin o kadar mühim bir şeyi söylemek için beni uyandırdın? Şimdi, asla işime konsantre olamayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olmuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün konsantre olmakta zorlanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işine konsantre olmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olamıyor gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom satranç oyununa konsantre oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un konsantre sorunu vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gözlerini kapattı ve konsantre oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha fazla konsantre olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Buna konsantre olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Servet gittikçe daha konsantre oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, konuşmaya konsantre olamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olmam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gürültü yüzünden işime konsantre olamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdilik buna konsantre olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre oluyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir süre sakin ol ve konsantre ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Tıp öğrenimi yapması için onun doktor babasının teşvikini reddettikten sonra Hawking onun yerine Matematik ve fizik üzerinde konsantre olmayı seçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Omzuma vurmaya devam edersen konsantre olamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir plan önerme üzerine konsantre olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Eldeki işe konsantre olalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden sadece işine konsantre olmuyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece konsantre olayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olmada sorun yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olmada zor anlar yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olmakta sorun yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsantre olmada sorun yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom konsantre olmaya çalıştı.

Devam eden tüm bu kargaşa yüzünden konsantre olamıyorum.

Konsantre olalım.

Eğer konsantre olursanız, daha kısa zaman aralığında bitirebileceksiniz.

Onlar çok fazla gürültü yapıyor. Konsantre olamıyorum.

Ben konsantre oluyorum.

Nasıl konsantre olabiliyorsun?

Şu an konsantre olma üzerine bir makale okuyorum.

Biz konsantre olduk.

Bir şey üzerine konsantre olmalısın ve onu iyi yapmayı öğrenmelisin?

Konsantre asetik asit solumak akciğerlerinize zarar verebilir.

Konsantre olamıyorum. TV'yi kapatır mısın?

Görevimize konsantre ol!

Sen konsantre olmak zorundasın.

Lütfen konuşmayı kes. Oyunuma konsantre olmam gerek.

Sen buradayken konsantre olamam.

Hiç konsantre olamıyorum.

Sanırım başka şeylere konsantre olmalıyız.

Senin için konsantre olmak çok zordu.

Onlar çok gürültülüler; Konsantre olamıyorum.

Tom gözlerini kapadı ve konsantre olmaya çalıştı.

Sen tamamen iyileşmene konsantre olmalısın.

O konsantre olmayı zor buldu.

Yaptığın şeye konsantre ol, sınıf arkadaşlarının yaptığı şeye değil.

Konsantre olmakta bir sorununuz var gibi görünüyor.

İşime konsantre olamıyorum.

Bir şeye konsantre oluyorum.

Tom onun üzerine konsantre oldu.

Konsantre olmak benim için zorlaşıyor.

Uzun süre konsantre olamadım.

Konsantre olmak zor mu?

Boksa konsantre olmak istiyorum.

Konsantre olamıyorum.

İşim üzerine konsantre olmak zorundayım.

Konsantre olmakta zorluk çekiyor musun?

İşinize konsantre olursanız iyi olur!

Şu anda, bu raporun hazırlanmasına konsantre olmanızı öneririm.

Tom konsantre oluyor gibi görünümüyordu.

O kadar gürültülüydü ki konsantre olamadım.

Neden konsantre olamıyorsun?

Neye konsantre olmalıyız?

Tom onu konsantre olmaya zor buldu.

Senin yüzünden konsantre olamıyorum.

Konsantre olabilecek bir durumda değilim.

Her tür yaşamın değerini anladığında, geçmişi kafana takmakla daha fazla uğraşmazsın artık, bilakis geleceğini muhafaza etmek için kendini ona konsantre edersin.

Konsantre olmakta zorlandım.

Konsantre olmak bana zor gelmişti.

Tom konsantre oldu.

Yorgunken konsantre olamıyorum.

Konsantre olman gerek.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch