Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "konuşan"

Lernen Sie, wie man konuşan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonca konuşan herhangi bir doktor tanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Çok iyi Rusça konuşan birini tanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada İngilizce konuşan biri var mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Fransızcayı akıcı olarak konuşan biri değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Fransızca konuşan bir adam tanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary ile konuşan adam Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'la konuşan kız Mary'dir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle güzel konuşan bir konuşmacı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok konuşan ve az iş yapan biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç İngilizce konuşan bir izleyici ile konuştun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benimle konuşan çocuk yeni bir öğrenciydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Fred'le konuşan çocuk Mike'dır.
Translate from Türkisch to Englisch

Donald diğerleri hakkında kötü konuşan insanları sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim ile konuşan kız Mary'dir.
Translate from Türkisch to Englisch

John'la konuşan kız Susan'dır.
Translate from Türkisch to Englisch

Mayumi ile konuşan kız kız kardeşimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane, İngilizceyi iyi konuşan Japon bir arkadaşa sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane İngilizceyi iyi konuşan bir Japon arkadaşa sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Patronumuzla konuşan adam Hiroshi'dir.
Translate from Türkisch to Englisch

John ile konuşan öğrenci Kanadalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bayan Allen ile konuşan genç kadını bana tanıtır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

John ile konuşan genç adam, Kanadalı bir öğrenci.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile konuşan çocuğu bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hey! Burada Uygurca konuşan bir Amerikalı var. Bilgisayarını araştırmak için çabuk buraya gel.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom az konuşan bir insan.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada Japonca konuşan biri var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ana dilini konuşan bir sürü arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkçe konuşan bir turist grubu gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizceyi iyi konuşan bir kız tanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonca konuşan bir hostes var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Japonca konuşan biriyle konuşabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Japonca konuşan bir doktor tanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Japonca konuşan bir doktorla nasıl irtibata geçebilirim?
Translate from Türkisch to Englisch

Saçma sapan konuşan insanlardan hoşlanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenimizle konuşan kadını tanımıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

John ile konuşan bu kız Susan'dır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek ortak dilleri olduğu için birbirleriyle İngilizce konuşan Japon ve Çinli arkadaşlarım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ana dilini konuşan bir sürü arkadaşım var, bu yüzden ana dilini konuşanlarla konuşarak bir sürü deneyimim oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ana dilini konuşan biri olarak geçmeye çalışan bir ajan olsan ve o şekilde konuşsan, büyük olasılıkla yakalanırsın.

İngilizce konuşan biri var mı burada?

Beşimiz arasında, o şüphesiz en çok dili konuşan kişidir.

Fransızca konuşan bir adam tanıyorum.

Fransızca konuşan birini tanıyor musun?

Fransızcayı iyi konuşan birini tanıyorum.

Fransızca konuşan biriyle konuşabilir miyim?

Ailenizde Fransızca konuşan biri var mı?

Ofisinde Fransızca konuşan biri var mı?

Fransızca konuşan bir doktor bulmak istiyorum.

Hiç Fransızca konuşan personeliniz var mı?

Fransızca konuşan birini işe almak istiyorum.

Hiç Fransızca konuşan birini duydun mu?

Fransızcayı çok iyi konuşan birini tanıyorum.

Tom Fransızca konuşan birini işe almayı planlıyor.

Fransızcayı iyi konuşan birçok arkadaşım var.

Beni Fransızca konuşan biriyle tanıştırır mısın?

Beni Fransızca konuşan bir doktorla tanıştırır mısın?

Fransızca öğrenmenin en iyi yolu Fransızca konuşan bir ülkede yaşamaktır.

Fransızcada akıcı olmak için Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak gerekli midir?

Japoncayı çok iyi konuşan bir Amerikalı kız tanıyorum.

Tom, Fransızca konuşan birisini arıyor.

Burada Fransızca konuşan biri var mı?

Tom şimdiye kadar benimle gerçekten konuşan tek kişidir.

Çok iyi Fransızca konuşan bir arkadaşım var.

Bir arkadaşım Fransızca konuşan birini arıyor.

Tom hiç Fransızca konuşan bir ülkede bulunmadı.

Tom'un Fransızca konuşan hiç arkadaşı yok.

Tom Mary ile konuşan şu adamın eksik bir parmağı olduğunu fark etti.

İspanya'da beş dil konuşan bir arkadaşım var.

İngilizce konuşan biri var mı?

O, doğuştan İngilizce konuşan biridir.

Esperanto konuşan birçok arkadaşım var.

Lütfen Fransızca konuşan birini bulun.

Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.

Brezilya'daki üniversitede çok hoş polonyalı hanımlarla karşılaştım ve burada çok sempatik ve polonyaca konuşan insanlarla da karşılaştım.

Latince konuşan bir adam tanıyorum.

Konuşan birinin sözünü kesmek kabalıktır.

Burada İngilizce konuşan herhangi birini bulabilir miyim?

Bu dizinin baş karakteri, konuşan bir sincaptır.

İspanyolca konuşan bir sürü insan var ama esperanto konuşan çok insan yok.

Chiqui Esperanto konuşan bir papağandır.

Burada Urduca konuşan birini tanıyor musun?

Burada Urduca konuşan birini biliyor musun?

Sen hiç Esperanto dilini konuşan birini duydun mu?

Yüreğiyle konuşan herkesi, yüreğimle dinleyecek kadar duyarlıyım.

Bir muhabir Dr Patterson'la konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.

Japonca konuşan biri var mı?

İngilizce konuşan, ruhsatlı bir kılavuz istiyorum.

Bunun hakkında Mary ile konuşan kişi Tom'dur.

Arkamdan konuşan insanları sevmiyorum.

Tom, dobra dobra konuşan bir tiptir.

Tom ile konuşan tek kişi sendin.

Tom'la konuşan kim?

Tom'la konuşan son kişi kimdi?

Kanada'da Fransızca konuşan insanlar bulmak istiyorsan Quebec'e git.

Bir yerli konuşan gibi ses çıkarmak istiyorsan bu çok iş gerektirir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch