Lernen Sie, wie man korkunç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Dün hava korkunç derecede soğuktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalabalık meydanda korkunç bir şey oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün hava korkunç sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
General John Pope korkunç bir hata yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırp trenleri korkunç bir şekilde yavaş...
Translate from Türkisch to Englisch
Araba kazası olay yeri korkunç bir manzaraydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük erkek kardeşim dün gece korkunç bir rüya gördüğünü söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun dersleri korkunç sıkıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken korkunç bir soğuk algınlığı olmuş gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis henüz bu korkunç suçu işlemiş kişiyi yakalamış değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçek savaş bu hikâyeden daha çok korkunç.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç kazada düzinelerle insan yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç gürültü ilk defa gelen birini şaşırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç görünen örümcekler insanlara saldırmazlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom korkunç bir suçun kurbanı.
Translate from Türkisch to Englisch
Annen sana bir şey öğretmedi mi? Korkunç biriyle karşılaştığında cüzdanını koru ve kıçını!
Translate from Türkisch to Englisch
Asla bunun gibi korkunç bir roman okumadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten korkunç.
Translate from Türkisch to Englisch
Batı Tunus'ta Kasserine'de korkunç bir savaş gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç bir kazaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Köydeki insanlar hâlâ Tom'un öldüğü korkunç şekilden bahsediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, merdivenin tepesinde korkunç bir yüz gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten korkunç.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben korkunç açım.
Translate from Türkisch to Englisch
O korkunç bir gündü.
Translate from Türkisch to Englisch
O, korkunç bir olaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, korkunç bir kazaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Isı bugün korkunç.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç bir diş ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
O, korkunç şekilde acıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç ağrılarım var.
Translate from Türkisch to Englisch
O, korkunç bir gündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Düşman, şehirde korkunç bir katliam yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece korkunç bir rüya gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu korkunç köpeği nereden buldun?
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen hafta korkunç bir şey oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç sahne onu ürpertti.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada korkunç bir canavar yaşardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Umutsuz insanlar çoğu kez korkunç şeyler yaparlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Deprem korkunç bir deneyimdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona son derece korkunç bir şey oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç sahne onu korku içinde titretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobanda korkunç bir kaza vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yürümeye çalıştığımda, burada korkunç bir ağrı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkunç görünüyorsun, ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke bu korkunç yerden gidebilsem.
Korkunç sahne onun tüylerini diken diken etti.
Ne kadar korkunç!
O zaman dikkatli olsaydı, korkunç kaza olmazdı.
Bu korkunç.
Ne korkunç bir hava!
Ne korkunç bir adam!
Köşede korkunç bir kaza oldu.
Burası korkunç canımı acıtıyor.
Korkunç haberim var.
Tom korkunç tehlikede.
Tom dün gece korkunç bir rüya gördü.
Tom bazı korkunç şeyler yaptı.
Tom korkunç bir şey yaptı.
Tom korkunç bir suç işledi.
O kadar korkunç mu?
Bu şey korkunç.
Bu korkunç görünüyor.
O korkunç görünüyor.
Korkunç görünüyor.
O korkunç değil mi?
Korkunç değil mi?
Ne korkunç bir soğuk.
Tom korkunç kokuyor.
Korkunç bazı şeyler oldu.
Tom korkunç.
Tom korkunç hissetti.
Atom bombası korkunç bir silahtır.
Hayatımda bazı korkunç şeyler yaptım.
Bu benim on bir yıllık hayatımdaki en korkunç günüm.
Şu korkunç değil mi?
Tom korkunç biçimde.
Geçen hafta burada korkunç bir fırtına vardı.
Bu korkunç bir hataydı.
Bu bütünüyle korkunç bir hata.
Tom korkunç bir araba kazasındaydı.
Tom korkunç bir kazaya karıştı.
Onlar Mary'ye korkunç bir şey olduğunu söylediler.
Ne korkunç hava!
Korkunç bir şey oldu.
Ne korkunç bir trajedi!
Alkolizm korkunç bir hastalıktır.
Çok korkunç bir şey.
Bu korkunç bir hata.
"Korkunç bir diş ağrım var" "Hemen bir dişçiye gitsen iyi olur"
Yokluğunda korkunç bir kaza oldu.
Ne kadar korkunç olaylar meydana geldi? Anne baban nerede? Kocana ne oldu?
Onun korkunç bir içki sersemliği var.
Bu korkunç bir düşünce.
Korkunç bir şey yapıyorsun.
Korkunç derecede meşgulüm çünkü raporun verilme tarihi yakındır.