Lernen Sie, wie man korkutucu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O, çok korkutucu olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O, korkutucu hayaletlere inanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bangi atlama korkutucu mu yoksa eğlenceli mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Korkutucu filmler çocukları korkutur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu film çocuklar için korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Etrafta hiç kimse yokken, gece bir şekilde korkutucu oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğa korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
O korkutucu görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O biraz korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu biraz korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle korkutucu bir filmi ilk defa görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Değişim korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten korkutucu bir hikayeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Endişelenme. İlk bakışta korkutucu gözükebilir, ama aslında çok arkadaş canlısı bir insandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kayakla atlama korkutucu görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçeklik korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya düşündüğün kadar korkutucu değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupa'ya gitmek çok heyecan verici ama aynı zamanda korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok korkutucu!!!
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadar başına gelen en korkutucu şey nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Fırtınalar çoğu zaman korkutucu ve heyecanlandırıcı olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Durum çok korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlenceli olduğu doğru ama aynı zamanda korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu korkutucu bir düşünce.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu korkutucu bir beklenti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, bayağı korkutucu bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Hikayen çok korkutucu değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu o kadar korkutucu değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bazen çok korkutucu olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Monica'yı almak için gidiyorken, korkutucu bir şey gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok korkutucu bir yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Canlı yenilme düşüncesi korkutucu ve ilgi çekici.
Translate from Türkisch to Englisch
O korkutucu değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Korkutucu hikayeler anlatmada iyi değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanat sınıfında korkutucu bir maske yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
"Çocukluk arkadaşları" korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Haberler bugünlerde yeterince korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu korkutucu bir olasılıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
O korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası korkutucu bir mekan.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırtınalar korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
İş göz korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom korkutucu bir şey gördüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O korkutucu, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O korkutucu değil miydi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu korkutucu olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu göz korkutucu bulmuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Özürlü biri için merdivenlerde görüşme korkutucu olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu film gerçekten korkutucu.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte sizin için korkutucu bir hikaye.
Translate from Türkisch to Englisch
O korkutucu muydu?
Translate from Türkisch to Englisch
O, korkutucu değil.
O korkutucu bir parçaydı.
Cadılar Bayramı kostümün korkutucu mu yoksa sevimli mi?
Korkutucu bir yerdi.
O çok korkutucu.
O korkutucu bir düşünce.
Rüzgar, çığlık atan hayaletler gibi korkutucu geliyor.
Bu korkutucu bir deneyimdi.
Bu tamamen korkutucu görünüyor.
Bu düpedüz korkutucu.
Ne korkutucu?
Tom korkutucu. Çocuklar onu gördüğünde onların hepsi kaçar.
Varoşlardan korkutucu haber geldi.
O aynı zamanda korkutucu ve komik.
Bu korkutucu değil.
Bunun oldukça korkutucu olduğunu düşündüm.
Bu oldukça korkutucu.
Mary korkutucu sahneler sırasında gözlerini kapadı.
Gök gürültülü fırtınalar hem korkutucu hem de heyecan vericidirler.
O bebek korkutucu.
O korkutucu olacak.
O oldukça korkutucu.
O gerçekten korkutucu.
O korkutucu bölüm.
Gerçekler korkutucu.
Tom patronunun korkutucu davranışından morali bozulmuş hissetti.
Onların düğün için harcadıkları para korkutucu.
Tom biraz korkutucu.
Senin cehaletin gerçekten korkutucu.
Çocukken canavarların o kadar korkutucu olduğunu düşünmüyordum.
Oldukça göz korkutucu.
Onu çok korkutucu buldum.
Hiçbir şey daha korkutucu olamazdı.
Sami korkutucu bir keşif yaptı.
Tom, Mary'nin annesini oldukça korkutucu buluyor.
Bunu yapmak korkutucu olurdu.
Sami biraz korkutucu görünüyordu.
Sami, Leyla'ya pek çok korkutucu video gönderdi.
Tom oldukça korkutucu.
Tom korkutucu, değil mi?
Tom'un korkutucu olduğunu biliyorum.
Cevaplarım seni korkutuyorsa korkutucu sorular sorma.
Çok korkutucu görünüyorsun.
Cadılar Bayramı'na ihtiyacım yok! Normal hayat benim için yeterince korkutucu! Ama tatlıları getiren arkadaşlar kabul edilir.
Rakamlar korkutucu seviyede.
İnsanlar büyüleyici ve korkutucu.