Lernen Sie, wie man koyun in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Koyun bize yün verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurtaları kaynar suyun içine koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahveme bir küp şeker koyun lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Planınızı mümkün olduğu kadar kısa sürede uygulamaya koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz daha şeker koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Eti buzdolabına koyun, aksi takdirde bozulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Çöpü dışarı koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm atık kağıtlarınızı bu sepete koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakıncası yoksa, bu kitapları masamın üstüne koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tabiri caizse, o başıboş bir koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un amcası çok sayıda koyun besliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bayan Jones, uyumak için her gece koyun sayar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazılı olarak koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaleminizi aşağı koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir koyun sürüsü gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitabı masanın üzerine koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabayı garaja koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Merada bir sürü koyun var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitabı alt rafa koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Değerli eşyalarınızı kasaya koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitaplarınızı ve defterlerinizi yerine koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırsalda altı koyun vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bu kitabı en üste koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu resmin etrafına mavi bir kenar süsü koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
O peynir koyun sütünden yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz de inek ve koyun yetiştirebileceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir koyun çiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu peynir koyun sütünden yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni koyun sanmanız çok çirkindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu peynir koyun sütünden yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç koyun kırptın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kapları çekmeceye koyun lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde bir koyun bakamayız. Bununla ne yapmalıyız?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir oğlan koyun sürüsünü güdüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni koyun gibi gütmeye kalkmamalıydın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir koyun resmi çizin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sürüde kaç tane koyun var?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir koyun kesiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kapta şeker ve mısır nişastasını çırpın. Bir kenara koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Koyun veya keçi mi bu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir koyun çiftçisi.
Translate from Türkisch to Englisch
Silahlarınızı yere koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Her koyun kendi bacağından asılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Islak şemsiyenizi bu çantaya koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç koyun kestin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm çöpleri bu varile koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye koyun gibi gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom koyun gibi sırıttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana o koyun etinden biraz ayır. Bir parça et için açlıktan ölüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Anahtarı kontağa koyun ve motoru çalıştırın.
Translate from Türkisch to Englisch
Keçiler ıslanmayı sevmez, koyun ve diğer hayvanlardan daha çabuk sığınak ararlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Koyun kürkü kabarıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir koyun hangi sesi çıkarır?
Bana bir içki koyun.
Çantaları oraya koyun.
Kitapları rafa geri koyun.
Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.
Tom gözlerini kapatıp koyun saymaya başladı.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.
Tom'u işe koyun.
Koyun damla hastalığından ölüyor.
Düğünden sonra elbiseyi kutuya koyun.
Koyun sürüsüne davar denir.
Parantez içindeki kelimeleri kısaltılmış şekle koyun.
2009 yılında, çakallar Montana eyaletinde 2.500 koyun ve 12.000 kuzu öldürdü.
Somunu vidalamadan önce ona bir pul koyun.
Bir koyun sürüsü tarlalarda otluyordu.
İlacı çocukların ulaşamayacağı bir yere koyun.
Bana bir koyun çizin.
Bana bir koyun çiz...
Çocukların alamayacağı yere koyun.
Koyun meler.
Kitabı yerine koyun.
Ölü bir koyun ateşten korkmaz.
Dondurma eriyecek bu yüzden onu buzdolabına koyun.
Ben bir koyun gibi meleyemem. Ben bir çoban köpeğiyim.
En son ne zaman bir koyun kestin?
Çin burçlarına göre, 2015 Koyun Yılı ve gelecek yıl Maymun Yılı olacak.
Tom bir koyun çiftliğinde çalışıyor.
Sözcükleri alfabetik sıraya koyun.
Koyun kırpan kimse koyunları kırptı.
Hayvanları kafese koyun.
Bu dersle ilgili olmayan her şeyi çantanıza koyun.
Odama bir sürahi koyun lütfen.
O kurbanlık koyun gibi hemen onun peşinde koşar.
100 yıl bir koyun gibi yaşamaktansa bir gün bir aslan gibi yaşamak daha iyi.
Bir koyun nasıl ses çıkarır?
Koyun ot yer.
Parmağınızı buraya koyun.
Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.
Termometreyi kolunuzun altına koyun.
Silahları yere koyun!
Lütfen adınızı ve adresinizi koyun lütfen.
Bu paketi kenara koyun.
Bu mektupları posta kutusuna koyun.
Çantaları dikkatle rafın üzerine koyun.
Kitapları kitaplığa koyun.
Pizzaya biraz fesleğen koyun.
O, koyun kırpıyor.
Ben pazardayken sadece bir koyun satın aldım.