Lernen Sie, wie man kral in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Ben büyüyünce bir kral olmak istemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral ülkeyi yönetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral düşmanlarını ezdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral gücünü kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar İngiltere'de kötü bir kral vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar ona kral olarak seslendiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral Charles William babasından ödünç para aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
1603'te, Kral James iktidara geldiğinde, futbola tekrar izin verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral idam edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitap, tacını kaybeden bir kral hakkında.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona bir kral gibi davrandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanki o bir kral gibi davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Kral Lear rolünü oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral her zaman bir taç giyer.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral hakkında bir hikaye uydurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral bir zamanlar o sarayda yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral bu sabah ava gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral ve ailesi kraliyet sarayında yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral ülkeyi yıllarca yönetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral mesajı bile okumadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral George 1752'de koloninin kontrolünü aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral terk etmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral sağlık sorunları için tacını bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral çıplak!
Translate from Türkisch to Englisch
Büyüyünce bir kral olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral halkına ağır vergiler koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir kral gibi yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar onu kral ilan etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun zaman önce, küçük bir adada yaşlı bir kral yaşarmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral yalnızca bizi değil birçok başka insanı da davet etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral, nüfuzunu kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral, krallığını adil biçimde yönetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar İngiltere'de çok kötü bir kral yaşarmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun zaman önce küçük bir adada yaşlı bir kral yaşarmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral, elbisesini çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün tarih dersinde Kral VIII. Henry dönemini işledik.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral uyuyor ver onun uyandırılmasına müsaade edemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral Süleyman, bilgeliğiyle bilinirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral Süleyman bilgeliği ile tanınırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral hakkında böyle konuşma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zamanda kral olmak istemez miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk adını yazmayı öğrenemeden önce kral yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir cumhuriyet başında bir kral ve kraliçe yerine bir başkanı olan bir devlettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar bir kral ve kraliçe ve de Sigurd adında çok güçlü ve aktif ve de yakışıklı oğulları varmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkeologlar, Kral Davud'un(Davud peygamber) sarayını bulduklarını düşünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kral, eski kale de yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kral gibi mutlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dağıtılan beş kartı aldı ve bir çift as ve üç kral gördü.
Kahrolsun kral!
Kim öldü ve kim seni kral yaptı?
Kral Ahasuerus Esther'i severdi.
Kraliçe Vashti Kral Ahasuerus'un ilk karısıydı.
Kral enayi mi?
Kral muhteşem mekanıyla ünlüydü.
Kral ailesine sadece en kusursuz yemekler sunulur.
Büyüyünce kral olmak istiyorum.
Bir zamanlar güzel bir kızı olan bir kral vardı.
Bir zamanlar üç güzel kızı olan bir kral vardı.
Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.
Bir zamanlar on iki kızı olan bir kral vardı.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kral yaşardı.
"Pekala," dedi kral, "mükafat olarak ne istiyorsun?"
Kral ve kraliçe geliyor.
Bugün bir kral gibi davranan bir çocuk yarın bir zalim gibi davranır.
O işe girersen kral sensin.
Kral hariç kimse krala hayranlık duymuyor.
Kral açıkça anayasal görevini aşmıştı.
Kral, bana çocuğun olarak seslenmeyi kes. Tanrı aşkına ben otuz iki yaşındayım!
Bu, Kral John'un saltanatının dördüncü yılı.
Kral Hüseyin Kahire'ye gitti.
Kral John tüm rakiplerini idam etti.
Kral John gizemli bir hastalıktan öldü.
Kral John, babasına muhteşem bir cenaze töreni yaptı.
Kral John için, rakiplerinin tümünü kontrol altında tutmak çok zordu.
Kral, halkına zulüm etti.
Kral, halka ağır vergiler koydu.
"Hey, Kral!" "Oğlum!" "Ben kötüyüm!" "Ben de kötüyüm!" "Harika!" "Harika!"
Kral adada hüküm sürdü.
Bir zamanlar üç kızı olan bir kral varmış.
Kralın sadece bir çocuğu vardı ve o bir kızdı, bu yüzden ona ondan sonra kral olmak için uygun olacak bir koca temin edilmesi gerektiğini öngördü.
Bir zamanlar üç kızı olan bir kral yaşıyordu.
Bir zamanlar birlikte mutlu bir şekilde yaşayan ve on iki çocuğu olan fakat onların hepsi erkek olan bir kral ve kraliçe vardı.
Prens o gün kral oldu.
O bir kral kadar sevinçli.
Bir zamanlar sadece bir kızı olan bir kral vardı.
Kral adildi.
Bir zamanlar büyük ve güçlü bir kral güzel prenses ile evlendi.
Ben kral olduğumda sen kraliçe olacaksın.
Bizim kral geri geldi! Bizim kral bize döndü.
O bir kral gibi mutlu.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.
Kral artık bizi yakalayamayacak.
Kral en iyisidir.
Dağlarda kaplanlar olmadığında maymun kral olur.
O kral akıllıca yönetti.
Kral eski bir kalede yaşardı.
Bir kale içinde bir kral yaşarmış.
Kraliçe ve Kral tekrar güçlerini birleştirdiler.
Kral 16. Louis giyotinle idam edildi.