Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kraliçe"

Lernen Sie, wie man kraliçe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 72 handverlesene Beispiele.

Kraliçe önümüzdeki sene Çin'i ziyaret edecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Her kovanda sadece bir kraliçe olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona kraliçe tarafından üç gemi verildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Victoria, Büyük Britanya'ya egemen oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe I. Elizabeth 1603 yılında vefat etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe kralın yanında durdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe ile karşılaştığımı hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Buckingham Sarayında yaşamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Liliuokalani geri çekilmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kraliçe görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kraliçe.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Victoria evlendiğinde kaç yaşındaydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dakika önce biz kraliçe görmüş olabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe mutlu bir biçimde gülümsüyor. İngiltere, İskoçya'nın bir parçası olarak kalabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Buckingham Sarayı'nda oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Victoria ne zaman kraliçe oldu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir cumhuriyet başında bir kral ve kraliçe yerine bir başkanı olan bir devlettir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir zamanlar bir kral ve kraliçe ve de Sigurd adında çok güçlü ve aktif ve de yakışıklı oğulları varmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Anne 1705'te Newton'u şovalye ilan etti. O, işi için şovalyö ilan edilen ilk bilim adamıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Elizabeth'in herhangi bir doğrudan varisi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Önümüzdeki hafta kraliçe parlamentoya hitap edecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe çok yaşa!
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe İsabella tarafından Colomb'a üç gemi verildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Elizabeth'i taklit etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kovanda sadece tek bir kraliçe olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe denizde yaklaşıyor gibi görünen siyah bir şey gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Yahudi Mordecai Kraliçe Esther'in kuzeniydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Vashti Kral Ahasuerus'un ilk karısıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe muhteşem bir gümüş elbise giyiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kral ve kraliçe geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Victoria nerede evlendi?
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe maçtan sonra her oyuncu ile tokalaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi yürekli kraliçe onu reddedemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir zamanlar birlikte mutlu bir şekilde yaşayan ve on iki çocuğu olan fakat onların hepsi erkek olan bir kral ve kraliçe vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kralın ölümünden sonra, Elsa kraliçe oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe çok güzel bir gümüş elbise giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kraliçe Elizabet'in tahta çıkışının ellinci yıl dönümü için bir hediyeydi gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe Victoria ne zaman doğdu?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kral olduğumda sen kraliçe olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ve o konuşurken uzun pelerinini attı ve herkes onun kraliçe olduğunu gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

O her zaman hava atıyor, sanki bir kraliçe gibi davranıyor.

O bir kraliçe gibi hareket eder ve kanında ritmi olduğunu gösterir.

Kraliçe ve Kral tekrar güçlerini birleştirdiler.

Tom bana bir kraliçe gibi davranır.

Kraliçe Marie Antoinette giyotinle edildi.

Kraliçe kral için bir erkek varis üretemekte başarısız oldu.

Kraliçe 1. Elizabeth 1603 yılında öldü.

İngiltere demek; futbol, balık ve patates kızartması ve de kraliçe demektir.

Kraliçe zihinsel olarak yetersizdir.

Kraliçe Elizabeth kimdi?

Tom Mary'ye bir kraliçe gibi davrandı.

Kraliçe olduğum zaman, Tom'u zindana kilitleyeceğim.

Ben kraliçe olduğum zaman, sen kral olacaksın.

Ben kraliçe olduğumda, seni hapse atacağım.

O, Kraliçe Victoria'nın soyundan geliyor!

O, Kraliçe Victoria'nın soyundandır!

Kraliçe müzeyi ziyaret etti.

Biz zamanlar kocası yıllar önce ölmüş olan yaşlı bir kraliçe vardı ve onun da güzel bir kızı vardı.

Beyoncé bir kraliçe.

Kraliçe, Londra Kulesine hapsedildi.

Tom, Kraliçe Mary tarafından şövalye ilan edildi.

Prenses bakır kale'den çıktı ve Kraliçe oldu; ve bu onu çok memnun etti.

Kraliçe bizi davet etmek için yeterince nazikti.

Kraliçe ölmeli.

Herhangi bir kraliçe biliyor musun?

Sami, Leyla'yı bir kraliçe gibi hissettirdi.

Kraliçe Elizabeth'in uzun ve başarılı bir hükümdarlığı vardı.

Genç kraliçe yirmili yaşlardaydı. Uykudayken geçen yüz sene ona etki etmemişti.

Her bir arı kovanında sadece bir kraliçe olabilir.

İngiltere; futbol, balık ve patates kızartması ve de kraliçe demektir.

Bir zamanlar bir kral ve bir kraliçe varmış.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch