Lernen Sie, wie man kronik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 10 handverlesene Beispiele.
O kronik bir hastalıktan muzdarip.
Translate from Türkisch to Englisch
Kronik bıronşitiniz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da kronik bir pirinç fazlalığı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kronik ağrıdan muzdarip.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada kronik bir ağrım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kronik sırt ağrısından muzdarip.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kronik bir rahatsızlıktan öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Dizinde kronik sakatlığı olan Ali'nin transferinden vazgeçildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Soğuk algınlığı belirtiniz varsa yaşlılarla ve kronik hastalığı olanlarla temas etmeyin ve maske takmadan dışarı çıkmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Arnavutluk sektörde kronik borç sorunu yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch