Lernen Sie, wie man kuşkusuz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.
Hiç kuşkusuz o bir güzel, ama onun hataları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun masum olduğuna kuşkusuz olarak inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Barbara'nın başarısı kuşkusuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ama kuşkusuz o zaman hiçbir bilimsel gelişme yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kuşkusuz dünyadaki en başarılı yönetmen.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşkusuz bu sadece yakışıklı erkekler için.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu kuşkusuz biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun öldürüldüğü kuşkusuz.
Translate from Türkisch to Englisch
O araba hiç kuşkusuz korkunç bir durumda.
Translate from Türkisch to Englisch
O kuşkusuz geç kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kuşkusuz iyi bir takım.
Translate from Türkisch to Englisch
Şaka yapmak kuşkusuz öğrenmek için en iyi yoldur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kuşkusuz geç kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O hiç kuşkusuz yetenekli bir lider.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, kuşkusuz, iş için en iyi adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşkusuz kendilerini tehdit altında hissediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kuşkusuz bu roman yayınlanınca kapış kapış gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşkusuz bu dünyada her erkeğin ve kadının evlenmek için huyu huyuna, suyu suyuna tamamen denk birisi mutlaka vardır; fakat bir insanın sadece birkaç yüz kişiyle tanışma fırsatı bulduğu, bu birkaç yüz kişi içinden belki bir düzinesini yakından tanıdığı, bu bir düzinenin de ancak birkaçıyla dost olduğu göz önüne alınır ve de dünyada milyonlarca insanın yaşadığı hatırda tutulursa kolayca görülür ki dünya yaratıldığından beri doğru erkek doğru kadınla muhtemelen daha hiç karşılaşmamıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Pandemiden beri kendi saçımı kesmeye başladım. En zor kısım hiç kuşkusuz ense tıraşı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşkusuz
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşkusuz.
Translate from Türkisch to Englisch