Lernen Sie, wie man kulübe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 51 handverlesene Beispiele.
Kulübe katılmaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe katılmak isteyenler lütfen buraya isimlerini yazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yabancı öğrenciler bu kulübe girebilirler mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kulübe bana doğduğum evi hatırlatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben herhangi bir kulübe ait değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bakıma, o kulübe katılmayı reddetmekte haklısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi kulübe üyesin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ne zaman isterse o kulübe Mary'nin şarkı söylemesini dinlemeye gidebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe girmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi bir kulübe üyemisin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kulübe üye değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kulübe kabul edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, geçen yıl kulübe katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi kulübe katılmak istersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Uzakta bir kulübe gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kulübe giriş için başvurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Buralarda bir kulübe vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O kulübe katılmadın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kulübe çökme tehlikesinde.
Translate from Türkisch to Englisch
O kulübe katılıp katılmayacağıma karar veremiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Değişim öğrencileri bu kulübe katılabiliyor mu acaba?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kulübe gelmeyi öneren sensin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kulübe girebilmek için yaşı hakkında yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Evimizin arkasında bir kulübe var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe hoş geldiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kulübe olsa bile kendi evimi istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tuğlası kulübe yapmaya ancak yeten bir kişi, saray yapmaya kalkışamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda onun yaşadığı kulübe ile karşılaştırılırsa o ev küçük görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe gitmeden önce evde önceden içelim, çünkü biraz para tasarruf etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kasırganın ortasındaki bir kulübe gibi güvenilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
O kulübe asla girmeyeceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe ateşe verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O kulübe girebilip giremeyeceğini görmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O kulübe kertenkeleler ve böceklerle kaynıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan kulübe katılmadı bile.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben uzakta bir kulübe gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim bir kulübe girmemize izin verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Köprünün ötesinde küçük bir kulübe var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe etrafındaki duvar insan kemiklerinden yapılmış ve onun üstünde kafatasları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yi kulübe katılmaya ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kulübe kabul ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübe gidiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ahşap bir kulübe inşa etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami kulübe girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen istifamı kabul edin. Beni kabul edecek bir kulübe üye olmak istemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim gibileri kabul edecek bir kulübe üye olmak istemem.
Kimliğini gizleyen peltek alkoliklerin olduğu bir kulübe katılıyorum.
Bu kulübe 2013 yılında inşa edilmiştir.
Bu kulübe 2013'te inşa edildi.