Lernen Sie, wie man kulağa in einem Türkisch Satz verwendet. Über 86 handverlesene Beispiele.
Kulağa nasıl geliyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa hoş geliyor!
Translate from Türkisch to Englisch
Onun planları teoride her zaman kulağa hoş geliyor ama uygulamada işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa garip geliyor olabilir ama söylediği doğru.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa garip gelebilir ama bu doğru.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, kulağa pek hoş gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim bilmediğim bir dilde konuşmaya başladılar, ama kulağa melodik geliyordu ve dinlemesi güzeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Söylediğin şaka yapıyormuş gibi gelmedi kulağa.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için kulağa garip geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tatoeba ilkeleri altında, üyelerin sadece kendi anadillerinde cümleler eklemeleri ve/veya anlayabilecekleri bir dilden anadillerine tercüme yapmaları önerilir. Bunun sebebi de kişinin, anadilinde doğal olan cümle kurmasının çok daha kolay olmasıdır. Anadilimiz dışında bir dilde yazdığımızda ise kulağa tuhaf gelen cümleler oluşturmamız çok kolaydır. Lütfen cümleyi sadece ne anlama geldiğini bildiğinizden eminken tercüme ettiğinizden emin olunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hikaye kulağa acayip gelebilir ama tamamen gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu cümle dilbilgisel ve sözdizimsel olarak doğru, ancak kulağa çok İngilizce gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa pek kötü gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa pek de iyi gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa pek hoş gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa çok kârlı gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa hoş geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa gerçek olamayacak kadar güzel geliyorsa, muhtemelen gerçek değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kulağa hoş gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kulağa hoş gelen bir kelime!
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa hoş gelmedi mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kulağa adil geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa inanılmaz geliyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa eğlenceli gelmiyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı diller kulağa kaba geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hikayesi kulağa inanılır geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa iyi bir seçenekmiş gibi geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa gerçekten çok eğlenceli geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan'in boğazı neredeyse kulaktan kulağa kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, kulağa çok doğal gelen bir Japonca.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, kulağa ilginç geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dil kulağa çirkin geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dil kulağa güzel geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa çılgınca geldiğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kulağa tamamen harika geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kesinlikle kulağa onun gibi geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa tuhaf geliyor ama yine de doğru.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa gerçekten saçma geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kulağa harika geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hikaye kulağa aşina geliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kulağa hoş geliyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, kulağa iyi geliyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hikayesi kulağa inanılır gibi geliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulağa yanıltıcı derecede basit geliyor.
O aslında kulağa inandırıcı gelmiyor ama sana güveniyorum.
Kulağa kusursuz bir şekilde nitelikli geliyorsun.
Kulağa kesinlikle harika geliyor.
Cümle kulağa biraz garip geliyor.
Her şey kulağa şüpheli geliyordu.
O, kulağa harika gelmiyor mu?
O, kulağa çok eğlenceli gibi gelmiyor mu?
Bu gitar kulağa pek iyi gelmiyor.
Hatasız konuşuyor ama kulağa ana dilli bir konuşan gibi gelmiyor.
Bunun kulağa nasıl geldiğini biliyorum.
Siz oldukça iyi biliyorsunuz ki, onların sözünüzü dinleyesi gelmiyor ve de sözünüzü dinlemiyorlar. Duymayan kulağa tavsiye vermenin ne faydası var?
O isim kulağa tanıdık geliyor.
Kulağa bir aptal gibi gelmeliyim.
Sami kulağa çok sinirli gibi geliyordu.
Kulağa pembe dizi gibi geliyor.
Kulağa yaşlı bir adam gibi geliyorsun.
Kulağa nasıl geldiğini biliyorum.
Ali arkadaşlarıyla kulaktan kulağa oynadı.
Haber kulaktan kulağa yayıldı.
Kulağa hiç inandırıcı gelmiyor.
Berberice kulağa çok güzel geliyor.
Berberi dili kulağa çok güzel geliyor.
Hikayesi kulağa doğru geliyor.
Hikayesi kulağa gerçek geliyor.
Kulağa çok ilginç geliyor.
Kulağa kaba mı geliyorum?
Kulağa çok saçma geliyor.
Cidden kulağa şaka gibi geliyor.
"Hariciye Bakanı" kulağa çok fiyakalı gelen bir makam... Ama tam olarak neye "bakıyor" bu zat?
Kulağa havalı gelmiyor değil.
Adın kulağa tanıdık geliyor.
Bu dil kulağa çok hoş geliyor.
Kulağa eğlenceli geliyor.
Bu gerçekten kulağa enterasan geliyor.
Tom'un söyledikleri kulağa aptalca geliyordu.
Kulağa sanki mahalleden bir yük treni geçiyormuş gibi geliyordu.
Türkçe kulağa nasıl geliyor?
Kulağa korkunç geliyor.
Haber kulaktan kulağa hızla yayıldı.
Bu cümle kulağa doğal gelmiyor.
Kulağa iyi geliyor.
“Neden Türkçe öğreniyorsun?” “Çünkü çok iyi yapılandırılmış bir dil ve kulağa çok hoş geliyor.”