Lernen Sie, wie man kurak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
Yerlilere uzun süre kurak havayla işkence yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam kurak bir ülkede susuzluktan öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurak bir yıldı, ve birçok hayvan açlıktan öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Otuz yıl boyunca en kurak haziran ayı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada hava kurak mevsim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıcak ve kurak hava Amerikada ki milyonları rahatsız ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurak bir ülkede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Otuzlu yıllardan beri bu, haziranın en kurak ayı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurak bir ülkeden yağışlı Avrupa'ya su ihraç etmek saf çılgınlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kurak bir bölge, neredeyse bir çöl.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuzey Şili'deki Atacama Çölü, yeryüzündeki en kurak yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası yaz aylarında çok nemli olur. Öte yandan kışın çok kurak olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurak bir gündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mars kurak bir gezegendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mars kurak bir çöldür.
Translate from Türkisch to Englisch