Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kural"

Lernen Sie, wie man kural in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Babam her sabah yürümeyi bir kural haline getirdi
Translate from Türkisch to Englisch

Her kural için istisnalar vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, her gün bahçede iki saat çalışmayı bir kural haline getiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kural her durumda uygulanamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben erken kalkmayı bir kural haline getirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Her sabah koşuya gitmeyi kural haline getiririm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kural olarak, o, sabahleyin yaklaşık 80:30'da ofise varır.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir kural olarak yaklaşık altıda eve gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

O başkaları hakkında asla kötü konuşmamayı kural haline getirmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O her sabah altıda kalkmayı kural olarak benimsemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

O her sabah yürümeyi kural olarak benimsemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, her sabah bir yürüyüşü kural olarak benimsemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, her sabah altıda kalkmayı kural olarak benimsemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman bir kadına yaşını asla sormamayı bir kural olarak benimser.
Translate from Türkisch to Englisch

Paul randevusuna geç kalmamayı bir kural olarak benimsiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken erken kalkmayı bir kural olarak benimsiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kural geçerli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kural yeniden gözden geçirilmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Her sabah koşmayı bir kural yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kural birinci sınıf öğrencilerine uygulanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Dokuzdan sonra televizyon izlememeyi kural edindim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kural sizin için de geçerlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kural olarak, sigara içmeye izin vermiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Saat altıda kalkmayı bir kural olarak yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Aynı kural bir yolculuğa çıkmak için de geçerlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

İstisnasız kural yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kural her durumda geçerli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Asal sayılar hayata benzerler, onlar tamamıyla mantıklıdır ama bütün zamanınızı bu konuyu düşünerek harcasanız dahi belirli bir kural bulmak imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatmaya gitmeden önce kitap okumayı kural haline getiririm.
Translate from Türkisch to Englisch

Her sabah yürümeyi kural haline getirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom akşam sekizden sonra yemek yememeyi kural edindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her sabah meditasyon yapmayı kural haline getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemeklerden sonra dişlerimi fırçalamayı kural haline getirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer bir kural varsa buna herkes uymalı!
Translate from Türkisch to Englisch

Kural tanımayan doktorlar kimler?
Translate from Türkisch to Englisch

Burada denize girilmez çünkü kural.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkeklerin boyu her zaman kızlardan uzun olmuyor, demek ki böyle bir kural yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayattaki tek kural kimseyi üzmemektir diye düşünmekteyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana gerçekleri anlatın ben de size gerçekleri anlatayım bu mudur kural?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir kural.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunlar kural dışı ve suçsa söyleyin bileyim, olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Kural nedir?

Kural olarak içki içmem.

Her gün üç saat İngilizce çalışmayı kural haline getiriyorum.

Çok fazla kural var.

Sonraki kural nedir?

Kural yok, ama bazı istisnalar var.

Bu aptalca bir kural.

Bu aptal bir kural.

Üzdüğün kadar üzülürsün en basit kural bu.

Bu saçma bir kural.

Bu kural sık sık göz ardı edildi.

İstisnasız hiçbir kural yoktur.

Genel bir kural olarak, eleştirmek kolaydır ama alternatif öneri üretmek zordur.

Bu kural, siyasiler toplumun güvenini kazanana kadar süreceğe benziyor.

Kural olarak işçi günde sekiz saat çalışır.

Ona karşı hiçbir kural yok.

Altın kural nedir?

Herhangi bir kural yok.

Bu kural herkes için geçerliydi.

Bu kural her şartta geçerlidir.

Bu kural sadece yabancılar için geçerlidir.

Bu kural acil durumlarda geçerli değildir.

Bir kural olarak, ikizlerin ortak çok şeyi var.

Bu eski bir kural.

Kural budur.

Paul randevulara geç kalmamayı kural haline getiriyor.

Kural bu durumda geçerlidir.

Kural bizim durumumuzda geçerli değildir.

Kural bu durumda geçerli değil.

Bu kural her durumda geçerli değildir

Bu iyi bir kural.

Bu kural iki farklı şekilde okunabilir.

Bu kural iki farklı şekilde yorumlanabilir.

Babam kışın bile saat altıda kalkmayı kural haline getirir.

Tom erken kalkmayı bir kural haline getiriyor.

O kural her zaman işler.

Bay Smith her sabah yürümeyi bir kural olarak benimsiyor.

Genç adam kuralları biliyor ama yaşlı adam kural dışı durumları biliyor.

Biz HTML'nin, temel bir kural olarak, açık ve kapalı etiketlerle işaretlenmiş elementler olduğunu açıkladık.

Kural olarak, o ve ben birbirimizle aynı fikirde oluruz.

Kural olarak, günde üç öğün yemeğimiz var.

Yatmaya gitmeden önce dişlerimi fırçalamayı bir kural haline getiriyorum.

Kural olarak, geç kalkarım, ama bu sabah farklıydı.

Yatakta sigara içmeyi yasaklayan çok sıkı bir kural var.

İlk kural nedir?

Bu kural sana uygulanamaz.

Kural olarak ben kahve içmem.

Şu an başka yeni kural eklemek gerek.

Kural olarak o erken kalkar.

Kural olarak, Japon halkı yabancı dillerde iyi değil.

O duruma bu kural uygulanamaz.

Kural olarak, saat sekizden önce okula giderim.

Bıçak ve çatal kullanımı ile ilgili olarak bir kural vardır.

Bunun iyi bir kural olduğunu düşünüyorum.

O her sabah altıda kalkmayı kural haline getirmektedir.

Kural bu duruma uygulanamaz.

Kural tamamen serttir.

Kural kuraldır.

Bunu yapamayacağımı söyleyen bir kural var mı?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch