Lernen Sie, wie man kurban in einem Türkisch Satz verwendet. Über 71 handverlesene Beispiele.
Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Translate from Türkisch to Englisch
Małgorzata'yı bir melek gibi seviyorum. Güzel yüzüne ve sarı saçlarına kurban olayım!
Translate from Türkisch to Englisch
Binlerce mağdur bu hastalığa kurban edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş, pek çok kurban ile sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölümcül bir hastalığa kurban gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yasaklanmış domuzu kurban etti, ve onu yemeyi reddeden herkesi öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban dövülmüş ve ölüme terk edilmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok kurban keseriz.
Translate from Türkisch to Englisch
O kurban değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir keçiyi Tanrıya kurban olarak öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kurban.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin kurban boşuna değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban katil tarafından defalarca bıçaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Kurban bayramın kutlu olsun" "Senin de, teşekkürler."
Translate from Türkisch to Englisch
Halk için kendini kurban ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin kurban fark edilmeden gitmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Anam babam sana kurban olsun ya Resulullah!
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kurban yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tek kurban değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, toplum için kendini kurban ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada kaç tane kurban vardı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar tanrılara kurban olarak bir keçi öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban erkek mi yoksa kadın mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kurban olmak zorunda değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
İkinci kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban, Boston'daki bir hastanede hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir başka kurban, hastanede kalmaya devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi kurban olarak görmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban olmayı bırak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl iki kurban daha olduğunu öğrendiğinde şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Olası bir ikinci kurban var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban 22 yaşındaki Fadıl Sadık olarak tanımlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada başka hiç kimseden daha az kurban değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, tek kurban olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban Tom Jackson olarak tanımlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben burada kurban değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cinayete kurban gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban adlandırılmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrılara bir boğa kurban etmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrılara yenidoğmuş bir erkeği kurban etmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurban köpekler tarafından sakat bırakılmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bir kurban olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami sevdiği karısını açgözlülüğün sunağında kurban etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami başka bir kurban buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami kurban değil. O bir felaketzede.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami hala kendini masum bir kurban olarak resmetmekten hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Silahlı üç kurban kritik durumda.
Allah'ına kurban!
Çok sayıda kurban vardı.
Birçok kurban vardı.
Onlar bu keçiyi Tanrı'ya bir kurban olarak öldürdüler.
Kurban yakın mesafeden vurulmuş.
Kurban Bayramı'nız mübarek olsun.
Kurban Bayramı'n kutlu olsun.
Sezar cinayete kurban gitti.
Ülkenin gelmiş geçmiş en geniş çaplı hadiselerinden olan bu trajedide kurban sayısı gün geçtikça artmakta.
Bu boğa yarın akşam kurban edilecek.
Suaygırları Aslanlardan daha çok insan kurban ediyor.
Binlerce kurban bu hastalıktan öldü.
Eskiden antik çağda insanlar burada tanrı için kurban keserlermiş.
Antik çağlarda insanlar tanrıları için burada hayvan kurban edermiş.
Kurban Bayramı'nın sabah namazı özel bir namaz.
Gana da buna kurban gitti.
Kimliği belirsiz bir kurban da anılıyor.
Burada kurban biziz.
Katil ve kurban birbirlerini tanımıyordu.
Bir nefescik olsun o güzel yüzü görmek için bin canım olsa da kurban etsem yeridir. Gönül nice zamandır onun arzusuyla yana tutuşa esiri olmuştur.
Ramazan ve Kurban bayramları, Müslümanlara aittir.