Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kurban"

Lernen Sie, wie man kurban in einem Türkisch Satz verwendet. Über 71 handverlesene Beispiele.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Translate from Türkisch to Englisch

Małgorzata'yı bir melek gibi seviyorum. Güzel yüzüne ve sarı saçlarına kurban olayım!
Translate from Türkisch to Englisch

Binlerce mağdur bu hastalığa kurban edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş, pek çok kurban ile sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölümcül bir hastalığa kurban gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar yasaklanmış domuzu kurban etti, ve onu yemeyi reddeden herkesi öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban dövülmüş ve ölüme terk edilmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok kurban keseriz.
Translate from Türkisch to Englisch

O kurban değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir keçiyi Tanrıya kurban olarak öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kurban.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin kurban boşuna değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban katil tarafından defalarca bıçaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

"Kurban bayramın kutlu olsun" "Senin de, teşekkürler."
Translate from Türkisch to Englisch

Halk için kendini kurban ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin kurban fark edilmeden gitmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Anam babam sana kurban olsun ya Resulullah!
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kurban yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tek kurban değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, toplum için kendini kurban ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Orada kaç tane kurban vardı?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar tanrılara kurban olarak bir keçi öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban erkek mi yoksa kadın mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kurban olmak zorunda değilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

İkinci kurban Dan Anderson olarak tespit edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban, Boston'daki bir hastanede hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir başka kurban, hastanede kalmaya devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendimi kurban olarak görmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban olmayı bırak.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch

Fadıl iki kurban daha olduğunu öğrendiğinde şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Olası bir ikinci kurban var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban 22 yaşındaki Fadıl Sadık olarak tanımlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada başka hiç kimseden daha az kurban değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, tek kurban olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban Tom Jackson olarak tanımlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben burada kurban değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cinayete kurban gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban adlandırılmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanrılara bir boğa kurban etmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanrılara yenidoğmuş bir erkeği kurban etmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban köpekler tarafından sakat bırakılmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami bir kurban olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami sevdiği karısını açgözlülüğün sunağında kurban etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami başka bir kurban buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami kurban değil. O bir felaketzede.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami hala kendini masum bir kurban olarak resmetmekten hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Silahlı üç kurban kritik durumda.

Allah'ına kurban!

Çok sayıda kurban vardı.

Birçok kurban vardı.

Onlar bu keçiyi Tanrı'ya bir kurban olarak öldürdüler.

Kurban yakın mesafeden vurulmuş.

Kurban Bayramı'nız mübarek olsun.

Kurban Bayramı'n kutlu olsun.

Sezar cinayete kurban gitti.

Ülkenin gelmiş geçmiş en geniş çaplı hadiselerinden olan bu trajedide kurban sayısı gün geçtikça artmakta.

Bu boğa yarın akşam kurban edilecek.

Suaygırları Aslanlardan daha çok insan kurban ediyor.

Binlerce kurban bu hastalıktan öldü.

Eskiden antik çağda insanlar burada tanrı için kurban keserlermiş.

Antik çağlarda insanlar tanrıları için burada hayvan kurban edermiş.

Kurban Bayramı'nın sabah namazı özel bir namaz.

Gana da buna kurban gitti.

Kimliği belirsiz bir kurban da anılıyor.

Burada kurban biziz.

Katil ve kurban birbirlerini tanımıyordu.

Bir nefescik olsun o güzel yüzü görmek için bin canım olsa da kurban etsem yeridir. Gönül nice zamandır onun arzusuyla yana tutuşa esiri olmuştur.

Ramazan ve Kurban bayramları, Müslümanlara aittir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch