Lernen Sie, wie man kuru in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Boğazım kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu giysiler nihayet kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary kuru gözleri için göz damlaları kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru etiniz var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru üzüm kurutulmuş üzümdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuyu kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok Avrupa mutfakları orada kuru malzemeler tartıldığından dolayı bir teraziye sahiptir, Amerika'da tam tersine onlar hacimle ölçülmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok fazla su kullanmamak için dikkatli olmak istiyor. Onun kuyusu neredeyse kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir bardak suya bir parça kuru buz koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Paul kuru saça sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kuru bir cilde sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim kuru bir öksürüğüm var.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim boğazım kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana kuru bir havlu getirin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kuru bir havluya ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gömleğim henüz kuru değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim çoraplar zaten kuru mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünkü döviz kuru nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün döviz kuru nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben köpeğimi sadece kuru köpek yiyeceği ile beslerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Komşumun köpeği kuru köpek maması yemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Son on yıldır köpeğimi kuru köpek maması ile beslemekteyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru kum su emer.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk, kuru yaprakları ayağıyla itti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tayland'da ülkenin bazı kısımları pirinç yetiştirmek için şimdiden aşırı kuru hale geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıdaki boya henüz kuru değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaktüsler kuru yerde yaşayan bitkilerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç, kuru dalı kesmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi dolar için döviz kuru nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Elbisemi bir kuru temizleyiciye göndermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru temizleme yapmayınız.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzım kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçı kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Gömlekler kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru ahşap iyi yanar.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen kuru temizlemeden elbiselerimi alıver.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru incir sağlığa zararlı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru bir yaprak yere düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz kuru üzüm ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Kuru temizleyiciye yeniden geldiğinde, kostümüm berbat olmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Cihazı sadece kuru bir bezle silin.
Translate from Türkisch to Englisch
Karışım çok kuru olduğu zaman, bir çay kaşığı soğuk su daha ekle.
Translate from Türkisch to Englisch
Başrahipler kuru ot biçer mi? Başrahipler asla kuru ot biçmezler. Başrahipler dua ederler!
Translate from Türkisch to Englisch
Onun tuzu kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayranı duru, ekmeği kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
O duyduğun kuru iftira.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim boğazım biraz kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bir bankaya gitselerdi, daha iyi bir döviz kuru alırlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Soğuk ve kuru, parlak güneş, ne güzel kış havası!
Bu çok kuru.
Petrichor - kuru toprağa yağmur düştüğünde dünyevi koku; yağmurdan sonra toprak kokusu.
Ceketimi kuru temizleyiciye götürür müsün?
Kuru temizleme mi yoksa normal yıkama mı istiyorsun?
Buhar ısı uygulanmasıyla bir gaz formuna dönüştürülebilir sudur. Bu da, ya doymuş, kızdırılmış, kuru ya da ıslak olabilir.
Havanın kuru olacağını umuyorum.
Yerinde olsam onu kuru temizleme yaptırırdım.
Tom'un tuzu kuru.
Polis memuru kuru sıkı ateş etti.
Bu portakalın suyunu sıkamıyorum. O kuru.
Bu, otuz yıl içinde en kuru altı ay oldu.
Onun saçı kuru.
Toz kadar kuru.
Lütfen ona kuru yapraklardan kurtulmasını söyle.
Dolar döviz kuru önemli ölçüde arttı.
Doların döviz kuru önemli ölçüde düştü.
Dolar için döviz kuru nedir?
Dolar kuru ne kadar?
Dolar kuru önemli ölçüde düştü.
Yen için döviz kuru dolar karşısında yükseldi.
Doların Avroya karşı kuru inişe geçti.
Dolar ve Avro arasındaki döviz kuru nedir?
Gömlek temiz ve kuru.
Kuru iftira atmasanıza ona.
Kimseye kuru iftira atmayın.
Ona kuru iftira atıyorlar.
Bazen kuru üzümler ilave edilir.
Tom eve giderken kuru temizlemeyi aldı.
Yulaf ezmende biraz kuru üzüm ister misin?
Frak gömleği temiz ve kuru.
Havlu kuru.
Kuru yapraklar hemen tutuştu.
Tom, köpeğini kuru köpek mamasıyla beslemek istemediğini söyledi.
Lütfen doğrudan güneş ışığından uzakta, serin ve kuru bir yerde saklayın.
Çok pişmiş balık kuru ve tatsız olabilir.
Balık fazla pişirilirse kuru ve tatsız olabilir.
Arabanın lastikleri kuru çamurla kaplanmıştı.
Fiş kirlenirse, takmadan önce kuru bir bezle silin.
Bulaşık beziyle lavaboyu kuruladım ve şimdi o kuru.
"Sevgilim, neredeydin?" - "Koşuyordum." - "Fakat tişörtün kuru ve onun hiç kokusu yok."
Kuru ellerim var.
Aşırı pişmiş balık çok kuru ve tatsız olabilir.
Kuru üzümlü kek nerede?
Büyük bir çanakta tuz, kuru maya ve unu karıştırın.
Tuz, kuru maya ve unu büyük bir kâsede karıştırın.
Kuru patates ve soğan yemeği yapmak için, çeyrek kilogram küçük patatese ihtiyacın olacak.
Eğrelti otları bu kadar kuru bir yerde yetişmez.
Ben kuru bir şey istiyorum.
Döviz kuru, dolar 145 yen.