Lernen Sie, wie man kurup in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Hayal kurup kuramayacağımı merak ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yuva kurup çocuklarımın olmasını istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom TV'nin önünde yerde bağdaş kurup oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom halı üzerinde bağdaş kurup oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkalarıyla ilişkiler kurup sürdürüyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat, sizin planlarınıza göre gitmez. Hayal kurup önünüze bir yol çizersiniz, fakat o ancak hayat izin verirse gerçekleşir. O yüzden kimse ben hayal ettim, başardım dememeli; hayat izin verdi de oldu demeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
"Şimdi birkaç kutu bira alabildiğimiz parayla on sene önce mükellef bir çilingir sofrası kuruyorduk." "Senin yaşın fazla yok, biz ondan da on sene önce o parayla masayı kurup bir de üstüne dansöz çıkarıyorduk."
Translate from Türkisch to Englisch