Lernen Sie, wie man kuyruğu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 56 handverlesene Beispiele.
Köpeğimin uzun bir kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir aslanın kuyruğu olmaktansa bir köpeğin başı olmak daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un önünde uzun bir sürücü kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
O köpeğin kısa bir kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür kedinin kuyruğu yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçlarımı at kuyruğu yapmak için bir kurdele kullandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpek balığı, kemikleri, kuyruğu ve hepsini yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kedinin bir kuyruğu ve dört bacağı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ineğin uzun bir kuyruğu vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilkinin kuyruğu tavşanınkinden uzundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tavşanın uzun kulakları ve kısa bir kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sincabının kabarık bir kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilet kuyruğu inanılmaz uzun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün bir balina kuyruğu gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin at kuyruğu saçını çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Uluslararası Sun-Earth Explorer 3 uzay gemisi kuyruklu yıldız Giacobini-Zinner'in kuyruğu boyunca uçarken 11 Eylül 1985'te ilk doğrudan kuyruklu yıldız ölçümleri yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kedilerin bir kuyruğu ve dört bacağı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu en son gördüğümde saçlarını at kuyruğu yapıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Meleklerin iki kanadı, Şeytan'ın bir kuyruğu vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sıçan uzun, sivri dişleri ve uzun bir kuyruğu olan küçük bir hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Farenin kuyruğu uzun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un uzun bir at kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayının kısa bir kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un at kuyruğu var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un at kuyruğu yaptığı uzun bir saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir inek kuyruğu ile sinekleri kovar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kadının dili, bir kuzunun kuyruğu gibi sallanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un da Mary'nin de saçları at kuyruğu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, bilet kuyruğu.
Translate from Türkisch to Englisch
Affedersiniz, bu ne kuyruğu?
Translate from Türkisch to Englisch
Aslanın kuyruğu olmaktansa kedinin kafası olmak daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Papağanın kuyruğu bile diğerlerini kıskanç yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
O cins kedilerin kuyruğu yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary saçlarını fırçaladı ve bir at kuyruğu yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tilkinin uzun bir kuyruğu ve sivri kulakları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kangru kuyruğu çorbası bir Avustralya yemeği olarak bilinir, çünkü kangrular Avustralya'da bulunurlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom at kuyruğu saçıyla gurur duyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir at kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Filin kısa bir kuyruğu vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir kuyruğu yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpeğimin çok uzun bir kuyruğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dananın kuyruğu kopuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dananın kuyruğu bugün kopacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Garip itin kuyruğu bacağı arasında gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Yolda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.
Dananın kuyruğu koptu.
Ligde dananın kuyruğu bu hafta kopacak.
Bim'in önünde uzunca bir aktüel kuyruğu var.
İftar öncesi fırının önünde pide kuyruğu vardı.
Başkentteki uzun Halk Ekmek kuyruğu çok can sıkıcı bir manzara.
Ejderhanın kuyruğu olmaktansa kertenkelenin başı olmak yeğdir.
Tom'un kuyruğu var.
Tom'un kuyruğu vardır.
O kedinin küçük bir kuyruğu var.
Bazı kedilerin kuyruğu yoktur.