Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "lüks"

Lernen Sie, wie man lüks in einem Türkisch Satz verwendet. Über 75 handverlesene Beispiele.

Lüks içinde yaşarlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanat bir lüks değil fakat bir gerekliliktir.
Translate from Türkisch to Englisch

O lüks içinde yaşardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Brian'ın kız arkadaşı sık sık onu lüks restoranlara götürmesi için yalvarır.
Translate from Türkisch to Englisch

O lüks içinde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, lüks bir hayat sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Lüks hayat var mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Taksiye binmek benim için bir lüks.
Translate from Türkisch to Englisch

O, lüks bir okula gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Lüks ürün pazarı hızla büyüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Milli piyangoyu kazanırsam, lüks içinde yaşayabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin kocası geçmiş yıl dönümü yemekleri için onu lüks bir Fransız restoranına götürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary evlilik yıldönümlerini kutlamak için lüks bir restorana gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar lüks bir restoranda akşam yemeği için dışarı çıktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Merkez Parka yakın lüks bir dairede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Lüks oda ve standart oda arasındaki fark nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Lüks oda servisi ile ne gelir?
Translate from Türkisch to Englisch

Can sıkıntısı en lüks şeylerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

O Central Park yakınındaki lüks bir dairede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Costa Concordia lüks yolcu gemisinin batışını duydun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Başlangıçta lüks ve sefa içinde yaşıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lüks bir yer!
Translate from Türkisch to Englisch

Bu lüks bir gezi.
Translate from Türkisch to Englisch

Lüks ve rahatlık mutluluğa eşit değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana altın bir lüks saat verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Evi çok lüks bir şekilde döşediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Otelin lüks bir havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana altından yapılmış lüks bir saat erdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir lüks.
Translate from Türkisch to Englisch

Yükseköğretim lüks değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom lüks bir evde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yedinci katta, dört tane lüks restoran bulabilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Lüks ürünler gerekli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şirketten milyonlarca dolar ile kaçtı ve Akdeniz'de bir adada lüks bir hayat yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar lüks bir otelde kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletleri'nde otomobil bir lüks değil, bir gerekliliktir.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz lüks olmadan gitmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary, Boston'un en lüks otellerinden birinde bir oda kiraladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir lüks değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O, lüks bir hayat yaşamaya yetecek kadar para kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, lüks bir hayat yaşamak için yeterli para kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyahat kendime izin veremediğim bir lüks.
Translate from Türkisch to Englisch

O zamanlar beyaz ekmek ve et, lüks olarak kabul edilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Aynı şekilde, sıradan insanların böylesine lüks malları satın almaya parasal güçleri yetemez.

Reklamlar bizi lüks satın almaya teşvik ediyor.

O oldukça lüks.

Eğitim bir lüks değil, bu bir yatırım.

Onlar lüks içinde yaşıyorlar.

Fadıl birkaç lüks arabaya sahipti.

Leyla, Sami'yi lüks hayat için bilet olarak gördü.

Orient-Express, dünyanın en ünlü lüks yolcu trenlerinden biridir.

Orient Express, Paris, Fransa ve İstanbul arasında çalışan lüks bir yolcu treniydi.

Lüks hayat sürüyordum.

Arabam lüks değil ama beni A noktasından B noktasına götürüyor.

Benim lüks bir arabam yok.

Hiç lüks bir araba sahibi olmak istedin mi?

Karşılayamayacağımız bir lüks.

Sami lüks bir banliyöye taşındı.

O lüks araba küçük.

Sami biraz lüks için kendine izin verdi.

Sami'nin lüks bir arabası vardı.

Sami her zaman istediği lüks hayatı yaşıyordu.

Sami, Kahire'de lüks bir daireye sahipti.

Yedinci katta dört lüks restoran var.

Tom lüks bir hayat sürdü.

Saati yedi yüz avro olan bu hizmet biraz lüks tabii.

Bunun dışındaki her şey lüks.

Camide içki içilmedi ama lüks arabalarda kokain çekildi.

Araba almak lüks mü yoksa temel ihtiyaç mı?

İstanbul'a vardığımda "Best VIP Transfer" firması beni lüks ve modern araçlarıyla karşılayıp, Taksim'deki otelime bıraktı.

Lüks araçlarda genellikle birden fazla kilometre sayacı bulunur.

Çevrimiçi olmak bir lüks değildir.

Kalman lüks bir otelde çalışıyordu.

Bu benim için uzun zamandır bir ihtiyaç, lüks değil.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch