Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "laf"

Lernen Sie, wie man laf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 90 handverlesene Beispiele.

Tom seninle iki laf etmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı iyi laf yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Gezmeden laf açılmışken, Kobe'ye hiç gittin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

İkide birde bana laf sokmasana!
Translate from Türkisch to Englisch

Çalışma arkadaşlarımın çoğu benden büyük fakat bana laf sokmayı çok seviyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kuşlar ağzımdan laf almaya çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir laf söylemeyeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemin ediyorum, hayatımda ilk defa böyle pis laf yedim!
Translate from Türkisch to Englisch

Lan, Leyla çok pis laf koydu bana.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom artık bana laf çarpmaya uğraşmıyor bile.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam varken bana laf söylemek düşmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana laf söyleme, işini yap.
Translate from Türkisch to Englisch

Parayla ilgili bir laf ettim mi?
Translate from Türkisch to Englisch

İşte o laf hiç unutulmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kadar itham karşısında, herhalde benim iki çift laf daha etme hakkım vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Minik bir kız gibi iyi laf dinliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana laf söylemeye hakkın yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Senden laf almaya çalışmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Emre, oduncuya laf "anlatamayacağını anlayarak" sinirlendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağzın laf yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağzın iyi laf yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağzı iyi laf yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

İki kişi konuşurken üçüncüye laf düşmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok güzel laf sokarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında endişelenme, hepsi laf.
Translate from Türkisch to Englisch

Cahile laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu an ihtiyacımız olan şey iş, laf değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Az laf, çok iş!
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana ne olduğunu söyle, laf aramızda elbette.
Translate from Türkisch to Englisch

Laf değil, eylem.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün bu sadece anlamsız laf kalabalığı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi laf değil iş iktiza eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunları laf olsun diye söylemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzından laf kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Laf çok icraat yok!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı iyi laf yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Az laf, çok iş.
Translate from Türkisch to Englisch

Cahile laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşeklik bende ki sana laf anlatmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu laf kavgada bile söylenmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Lafıma laf katma.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana laf attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Laf atma kavgası kanlı bitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Laf üretmek kolay.
Translate from Türkisch to Englisch

Laf cambazlığı yapma.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok fena laf soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Laf sokarım derinden, aklın oynar yerinden.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sevdiğim bir laf var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağzı iyi laf yapar onun.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz laf dinle.
Translate from Türkisch to Englisch

Laf lafı açıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağzından ancak kerpetenle laf alırsın onun.

Laf kalabalığı yapıyorlar.

Laf etti balkabağı, koy tabağa, ye sabaha.

Laf söyledi balkabağı.

Laf taşımak çok kötü bir şey.

Laf arasında ona bundan bahsettim.

Laf aramızda kalsın.

Laf aramızda.

Laf aramızda, onu ben de sevmem.

Geleli beri iki laf etmedin.

Bana laf yetiştirme.

Kuru laf karın doyurmaz.

Laf torbaya girmez.

Laf lafı açtı.

Bana laf yetiştireceğine kendini sorgula.

Laf lafı açar.

Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz.

Ali ağzından kerpetenle laf alınan biri.

Ali'nin ağzından kerpetenle laf alabildim.

Ali laf kalabalığı yapıyor.

Laf kalabalğı yapma.

En sevdiğin argo laf hangisi?

Ali'ye laf edecek adamın alnını karışlarım.

Laf kalabalığı yapma.

Tom'un işi gücü laf.

Tom anca laf yapar.

"Genel af çıkacakmış." "İnanma, gene laf."

Bu laf kısa sürede milletin ağzına pelesenk oldu.

Bu laf bu aralar çok dilime dolandı.

Etrafa laf yetiştireceğine önce kendine bak.

Duymaktan sıkıldığın en klişe laf hangisi?

Ağzından küfürlü laf çıkmadan konuşamıyor.

Hızını alamayınca dönüp bize de bir iki laf çarptı.

Hep laf, hiç icraat yok.

Sen laf mı dinliyorsun?

Hiç dinlemiyorsun. Sana laf anlatmak duvara konuşmak gibi.

Bazı erkekler kendini kadın olarak tanımlamayı tercih ediyor. Aynen kendilerini tanımladıkları biçimde olduklarını kabul etmezseniz de laf işitirsiniz.

Tom'la bi çift laf etmeme izin ver!

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch