Lernen Sie, wie man lafı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
" Yardım için teşekkürler." " Lafı bile olmaz."
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom lafı ağzında geveliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırmak yerine, Jones doğrudan konuya girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzında geveleme ve bize gerçekten ne düşündüğünü söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzında geveleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzımdan aldın.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı gelmişken, Shakespeare'i hiç okudun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı uzatma ve sadede gel.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırmaya gerek yok!
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırma; bana kimin suçlanacağını söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom lafı kesmek için, ağzını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzıma tıktın.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırma.
Translate from Türkisch to Englisch
Kusura bakma, lafı uzattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırmayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı böldüğüm için özür dilerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırmayı bırakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı bırak icraata bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı gevelemeyi bırak ve sadede gel.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı geveleme. Sorumu cevaplamanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolandırma. Sorumu cevaplamanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı uzatmayı kes ve olanları bana anlat.
Translate from Türkisch to Englisch
Tamam, Tom, lafı gevelemeye gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı uzatma ve bana doğruyu söyle!
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar lafı ağzıma tıkıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen lafı dolandırmayı bırak ve sadede gel.
Translate from Türkisch to Englisch
Dostlar arasında paranın lafı mı olur?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un lafı ağzında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Aman efendim, lafı mı olur?
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzıma tıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzında geveleyip durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu lafı kaldıramadı ve ağlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı eğip bükme.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı uzatma.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı götünden anlama.
Translate from Türkisch to Englisch
Akıllı deliye söyletir lafı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı mı olur?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu lafı kimden öğrendin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu lafı kim öğretti sana?
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı nereden nereye getirdin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu lafı çok seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı çarpıtma.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı nereye bağladın ya.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı koymuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Para lafı geçince nasıl da heyecanlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Her lafı dine bağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Her lafı dine getiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Her lafı üstüne alınmasana.
Translate from Türkisch to Englisch
İki lafı bir araya getiremeyenler bizi yönetiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Laf lafı açıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O her lafı kaldırmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı eveleyip geveleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı bile edilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ortamı yumuşatmak için lafı değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı dolaştırıp duruyorsun.
Lafı dönüp dolaştırıp yine futbola getirdi.
Lafı kıçından anlamışsın.
Ben lafı ortaya attım.
O lafı etmeyecektin.
O lafı sana yedireceğim.
Bu lafı çerçeveletip duvara as.
Lafı gediğine koydu.
Lafı gelmişken söyleyeyim.
Lafı cımbızlama.
Lafı lafı açıyor.
Laf lafı açtı.
Laf lafı açar.
Lafı ağzımdan aldın, benden çok yaşayacaksın.
Lafı bilezik gibi geçirmiş.
Bu lafı hangi aklıevvel etmiş?
Ali lafı ağzıma tıkadı.
Ali lafı ağzımdan aldı.
Ali'nin lafı arada kaynadı.
Ali'nin lafı gümbürtüye gitti.
Tom lafı dolandırmadan söyledi.
Herkes lafı götünden, ben götü lafından anlarım.
20 yıl çile çektik, 15 ayın lafı mı olur?
Hep aynı lafı ediyorsun.
Basescu lafı gevelemekten hoşlanmıyor.
Lafı ağzımızda gevelemeyeceğiz.
Biri sana hak etmediğin şekilde hakaret etmişse ya üstüne alınıp canını sıkma ya da o lafı gerçekten hak edeceğin şekilde pozisyonunu güncelle. Birincisi elbette daha erdemli ama ikincisinin de kendine has bir zevki yok değil.
Tebrikler, lafı gediğine koydun.
Lafı gelmişken, ben sana her zaman yardımcı olmuşumdur.
Ali boş bulunup lafı ağzından kaçırdı.
Ne söylesem başkasının lafı çıkıyor.
Lafı ağzımdan aldınız.
Temel misafiri Dursun'a şehri gezdirirken Dursun tarihî bir yapı gördükçe ne zaman ve kim tarafından yapıldığını soruyor Temel de hep "Bilmiyorum da" diye cevaplıyormuş. Dursun en sonunda mahçup bir şekilde "Kusura bakma, sorularımla seni sıkıyorum" deyince Temel "Haçan lafı mı olur? Sor ki öğrenesin da!" diye cevap vermiş.
"Düzeltildi. Açıklamalarınız için teşekkürler." "Lafı olmaz! İyi gidiyor!"
Tom lafı dolandırmaz.
Lafı dolandırmadım.
Tom lafı dolandırmadı.
Lafı dolandırmaz.
Sanırım Tom lafı dolandırıyor.
Lafı dolandırmayı bırak ve soruma cevap ver!
Neden lafı dolandırmayı bırakmıyoruz?
Lafı dolandırma, nerede o?
Lafı dolandırmandan bıktım.
Lafı dolandırmayın!