Lernen Sie, wie man lazım in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Yazıcıya kağıt lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebeği yatırmam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu bilmek lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yaz, doktoram için çalışmam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir çift kayak almam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir bıçak lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyumam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kilo vermem lazım, bu yüzden diyet yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi bir telefon açmam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
İmtihanı geçebilmesi lazım, zira kabiliyeti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat sekizde başladığından şimdiye kadar varmış olması lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana uyku hapı lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tekrar görmem lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende beş nüsha var ama bana bunun iki katı lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Vergi beyannamesinin ne zamana kadar vergi dairesinde olması lazım?
Translate from Türkisch to Englisch
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
İyileşmek için yemen lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bilgisayar çalışıyorsa güncelleme falan yapmam. Bozulur mozulur neme lazım!
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenimi kazanmak için ne lazım gelir biliyor musun? İçin dışın bir olacak; yanar döner olmayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözlerimi açık tutmam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u bulmam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun lazım olacağını sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesin uzmanlaştığı bir alan var ve kimsenin işini küçümsememek lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Şekle pek takılmamak lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok okumam ve çok düşünmem lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Her sabah bir tane içmem lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Problemleri tek başıma aşmam lazım değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkesine ihanet eden bir takım insanların akrabalarına da güvenmemek lazım diye düşünüyorum haksız mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch
Derslerde uyumamak lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski filmler, programlar, şarkılar ve yaşanmış olayların hepsinden ders almak lazım, değil mi Tom?
Translate from Türkisch to Englisch
Fiziki şartlarım kötü, biraz kas yapmam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok okumam lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok düşünmem lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz elimizden gelenin fazlasını yapmamız lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yapmam lazım?
Translate from Türkisch to Englisch
Duşa mı girmem lazım?
Translate from Türkisch to Englisch
Anlıyorum galiba kutu boş olsa da istendiğinde doldurmak lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazıklanmamanız lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Size katılırım ama benim de mutlu olmam lazım ki etkili çalışabileyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim çocuklarımı, ebeveynlerimin görmesi lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimseyi mutlu etmek için konuşmadım ben kendim mutlu olmam lazım ki çevremi mutlu edeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Birbirimizin geçmişini öğrenmemiz lazım her şey açık açık konuşulabilmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben mutlu karşımdaki mutsuz olursa olmaz ikimizin de evlilik kurumu içinde mutlu olmamız lazım değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Stresle baş etmenin yollarını bulmam lazım.
Daha ne yapmam lazım?
Ya yanlış bir şey yaparsam, işler daha kötüye giderse, bunları da düşünmemiz lazım, değil mi?
Mucizevi bir yaşam ama yaşamdan keyif almak da lazım değil mi?
Eğer birbirimize söz vereceksek birbirimizi aldatmamamız lazım.
Birbirimize güvenmemiz lazım.
Onu görmek ve onunla sohbet etmek isterim ama onun da bunu istemesi lazım.
Gitmem ve onu görmem lazım.
Kimseyi ürkütmemek lazım.
Üzülmek ve ağlamaktan başka şeyler yapmam lazım.
Başladığımız işi bitirmemiz lazım.
Çok kitap okumamız lazım.
İnternet lazım.
Hastaneye gitmem lazım.
Bana biraz para lazım.
Pasaportumu yenilemem lazım.
Bize bundan daha fazlası lazım.
Tom'a bundan daha fazlası lazım.
Tom'un bunu şimdi yapması lazım.
Gerçekten biriyle konuşmam lazım.
Gerçekten Tom'la konuşmam lazım.
Yorgunum. Dışarı çıkmadan biraz dinlenmem lazım.
Bize birkaç dakika lazım.
Halıyı almadan önce odayı ölçmemiz lazım.
Bana doktor lazım değil.
Bana avukat lazım değil.
Bana silah lazım değil.
Tom'a biraz para lazım.
Bize yeni bir plan lazım.
Şarap mı içmeniz lazım?
Onlara bir doktor lazım.
Bana gerçeği anlatacak bir adam lazım.
Madem iyi insanlarsanız, sevdiğim kadını benden koparmamanız lazım.
Bana biraz muskat lazım.
Gözümle görmem lazım.
Tom'u uyarmamız lazım.
Birini bulmam lazım.
Bana gerçek aşıklar lazım.
Bana yalan söylememen lazım.
Evliliğe mantıksal açıdan bakıyorum ama aşık da olmak lazım.
Bana kendini affettirmen lazım.
Bulunduğun pozisyondan şerefinle ayrılman lazım.
Bunu tüm kalbimle, içtenlikle söylüyorum ki bırakman lazım.
Kararım kesin, bırakman lazım.
Böyle bir şey yapmak için deli olmak lazım.
Bilgisayarımı çalıştıramıyorum. Ne yapmam lazım?
Seninle yüz yüze konuşmam lazım.
Sizinle ortak bir karara varmamız lazım.
Erkekler gibi korkmadan kararlar almamız lazım.
Bana gerçeği senin söylemen lazım, beni ikna etmelisin ki sana güveneyim.
Birinin hayatını kurtardıysam illa ondan bir karşılık mı beklemem lazım?
Yardım edebilmen için yardım edilecek duruma düşürmen lazım, değil mi?
Bu gemiye yeni bir kaptan lazım.
Bu problemi çözmemiz lazım.
Konsantre olmam lazım.
Hatırlaman lazım beni nasıl gücendirdiğini.