Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "limon"

Lernen Sie, wie man limon in einem Türkisch Satz verwendet. Über 55 handverlesene Beispiele.

Limon ve misket limonu asitli meyvedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon ekşi bir meyvedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çay için bir limon sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir limon ağacıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

C vitamini için taze limon yedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıcak limon suyu içtiğimde kendimi daha iyi hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ballı sıcak limon soğuk algınlığı için iyi bir ilaçtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon ekşi.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir limon ağacı.
Translate from Türkisch to Englisch

Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu salatada limon tadı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni limon satmak durumunda bırakma.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon yemek gribe iyi gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Limonlar limon ağaçlarında ve portakallar portakal ağaçlarında büyürler.
Translate from Türkisch to Englisch

Sirke yerine limon suyu kullan.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat sana limon veriyorsa limonata yap.
Translate from Türkisch to Englisch

O, limon aromalı nargile içiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon ağaçlarının arasında yürürüz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne çayı içersin? Limon çayı olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Ne çayı içersiniz? Limon çayı olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Pek çok meyve ihraç ederler, mesela portakal, greyfurt ve limon.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklar limon ağacının altında oynuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçemdeki bir limon ağacıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon sarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şeker tatlıdır, limon ekşidir, peki acı nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat sana limon attığı zaman, limonata yap!
Translate from Türkisch to Englisch

Limon suyu, asidik bir sıvı örneğidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu salatanın bir limon tadı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ananas ve limon gibi asitli meyveler ekşidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen çaya limon aroması ilave et.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çayına limon suyu damlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çayına limon suyu koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

İki porsiyon romu bir porsiyon limon suyu ile karıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat sana limon veriyorsa ondan limonata yap!
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bütün gün limon suyu arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yumurta beyazlarını limon kabuğunun içine katlayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, ilk defa tatlı bir limon yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O limon kokusu ne?
Translate from Türkisch to Englisch

O limon sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu salata limon tadı veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon ekşidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon sıkıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bol limon suyu içtim.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon çayını severim.
Translate from Türkisch to Englisch

C vitamini için taze bir limon yedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon taze.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali nane limon içti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un arka bahçesinde bir limon ağacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Salataya limon da sık.
Translate from Türkisch to Englisch

Twitter'daki Limon Haber hesabı, tık tuzağı ile verilen haberlerin üzerine limon sıkarak amme hizmeti yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Midyenin üstünde bol limon sıkmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Limon, midyenin olmazsa olmazıdır.

Limon olmadan midye yenmez.

Limon sıkmadan midye yenmez.

Limon yiyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch