Lernen Sie, wie man müşteri in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bugün az müşteri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri ona gösterdiğim her şeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuzey Amerika'da işler, "Her zaman müşteri haklıdır." prensibi ile yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün bir müşteri bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok müşteri danışmak için avukata gelirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri memnuniyeti başlıca amacımızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Erken ilkbahardı, bu yüzden çok sayıda müşteri yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirket, daha fazla müşteri kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrım, ne kirli bir müşteri!
Translate from Türkisch to Englisch
Biz müşteri memnuniyeti için çalışıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
O müşteri şikâyet etmek için tekrar geri geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünlerde, müşteri hizmetlerinde deneyimi olan kişiler arıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu müşteri tüketim vergisine karşı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu çocuklar potansiyel müşteri.
Translate from Türkisch to Englisch
Dükkânı sürekli müşteri kaynıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok müşteri o avukata tavsiye için gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Restoranda birkaç müşteri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir müşteri ile birlikteyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten böyle bir yüze sahip olan kadın müşteri önüne çıkar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bizim müşteri.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir müşteri.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri her zaman haklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri gelmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç müşteri olmadığı için dükkânı erken kapattık.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç müşteri yoktu bu yüzden dükkânı erken kapattık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom değerli bir müşteri.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri hizmetleri temsilcisiyle konuşmak istiyorsanız lütfen üçe basın.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden müşteri hizmetlerini aramıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yokken hiç müşteri var mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım bunun için bir müşteri bulabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri avukatla konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim müşteri olduğumuzu anlayınca, bize çay ikram etmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok iyi bir müşteri.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri her zaman haklı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri velinimetimizdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradaki şu müşteri biz açtığımızdan beri burada.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şirket hem turistlerden hem de iş adamlarından müşteri çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Son müşteri ayrıldığında biz kapıları kapatırız.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç müşteri yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tam biz kapatırken üç müşteri içeriye girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç müşteri yoktu, bu yüzden mağazayı erken kapattık.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri olmadığı için dükkanı erken kapattık.
Translate from Türkisch to Englisch
Müşteri, balığının hiç tuz katılmadan pişirilmesini istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir müşteri ile buluşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben müşteri hizmetleri temsilcisine ulaşmadan önce telefonda 20 dakika beklemek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni teknoloji kullanımı daha fazla müşteri çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yüksek kalitede ürünler sunarak müşteri çekerler.
Müşteri banka havalesi işlem ücretlerinden sorumludur. Anlayışınız için size teşekkür ederiz.
Tom bir müşteri ile birlikte.
Bir telefonun olması onun daha fazla müşteri bulmasına yardım etti.
Bira bahçelerinin çok müşteri alıp almadığı havaya bağlı.
Bunda daha fazla müşteri almalıyız.
O gece saat 10.00'dan sonra barımızda hiç müşteri yoktu.
Biz eskisi kadar çok müşteri almayız.
Tom, bütün günü yeni bir müşteri için bir web sitesi tasarlayarak geçirdi.
Bu şirketin bir müşteri sadakat programı var.
Bugün çok sayıda müşteri yok.
Barmen bana senin burada devamlı bir müşteri olduğunu söyledi.
Birkaç müşteri sadece mağazanın içine yürüdü.
Mağazada sadece az sayıda müşteri bulduk.
Dükkanda ondan fazla müşteri yoktu.
Müşteri her zaman haklı değildir.
Müşteri şu ana kadar isteğe cevap vermedi.
O sert bir müşteri.
Müşteri servisi mükemmel.
Müşteri hizmetleri mükemmel.
Müşteri her zaman haklı değil.
Müşteri memnuniyeti bizim bir numaralı önceliğimizdir.
O, müdüre kızgın bir müşteri gönderdi.
Bir müşteriye iyi muamele ederseniz, ömür boyu bir müşteri olacaktır.
Müşteri hizmetleri bizim en önemli önceliğimizden biridir.
Müşteri ile olan uyumunuz hakkında bir fikir edinmek istiyorum.
Onlar müşteri ilişkilerini geliştirmek için sürekli çabalarlar.
Herhangi bir müşteri var mıydı?
Müşteri kabul eder.
Sorun hakkında müşteri desteğini e-postayla gönderdim.
Müşteri servisini aradım çünkü yanlış öğe gönderdiler.
Onların müşteri hizmetleri zayıf.
Sadece yeterli müşteri yok.
Gerçekten sadık bir müşteri tabanımız var.
Bir müşteri patronun kim olduğunu bilmek istedi.
Bir diğer memnun müşteri.
Müşteri devamlılığında pek başarılı değiliz.
Bizler insanız, sadece müşteri değiliz.
Öğleyin bu restorana çok fazla müşteri gelmez.
Tom düzenli müşteri değil.
Müşteri memnuniyeti bizim önceliğimizdir.
Lokantada çok müşteri yok.
Oldukça geniş bir müşteri kitlemiz var.
Taksiciler arasında müşteri kapma kavgası yaşandı.
Polis müşteri kılığında korsan taksiye binip ceza kesti.
Bu mağazadaki insanlar çok cana yakınlar, haliyle de çok sayıda müşteri çekiyorlar.
Müşteri memnuniyeti öncelikli meselemizdir.
Önceliğimiz müşteri memnuniyeti.
Bazı nedenlerden dolayı, müşteri kaybediyor gibi görünüyoruz.
Müşteri çekmek için neler söylüyorsun?
Bugün dükkânına aşağı yukarı kaç müşteri geldi?
Her zaman müşteri mi haklıdır?
Patron önemli bir müşteri için bekliyordu.
Aslında müşteri her zaman haklı değildir.