Lernen Sie, wie man mücadele in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Hastalıklarla mücadele etmek için doktorlar ilaçlar öneriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuna kadar mücadele edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
İki aday ustalık için mücadele ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.
Translate from Türkisch to Englisch
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mücadele devam ediyor!
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar yoksulluğa karşı mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mücadele etmek için hazırdır.
Translate from Türkisch to Englisch
16. yüzyılda Akdeniz'de Türk ve İspanyol korsanlar birbirleriyle sık sık mücadele ettiler
Translate from Türkisch to Englisch
Eisenhower, savaşı sona erdirmek için mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
İki taraf, sıcak yaz güneşinde saatlerce mücadele ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa bir mücadele sonrası, onlar kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm gücün ile mücadele et.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar şimdi şiddetle mücadele ediyorlar fakat çok uzun zaman geçmeden önce savaş baltasını gömeceklerine sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
O çaresizce mücadele ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir mücadele içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar özgürlük için mücadele veriyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık birçok insan alerjilerle mücadele ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar ateşle mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonyanın savaş sırasında açlığa karşı sürekli bir mücadele verdiğini söyleyebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün kalbimle mücadele ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam soyguncu ile mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Diktatöre karşı mücadele ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Truman seçim gününe kadar mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Jackson gözyaşlarını gizlemek için mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mülteciler açlığa karşı mücadele ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Fabrikalar kapanırken, işçiler mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradaki mücadele birkaç gün sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mücadele olmadan ondan vazgeçemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mücadele etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika Birleşik Devletlerinde sivil haklar için mücadele 1954 yılında başladı, hükümetin herkese okul açılmak zorunda olduğunu söylediğinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Hastalığa karşı bir mücadele.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatları pahasına yangınla mücadele etmeye devam ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un mücadele etmeyeceğini umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başarısızca mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çılgınca mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mücadele etmeyi durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mücadele ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ülke onun için mücadele edecek çok sayıda kahraman olduğu için özgürlerin ülkesi olarak kalmaya devam edecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mücadele etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onunla mücadele edecek.
Tom mücadele etti.
Biz mücadele ediyoruz.
Ben mücadele ediyorum.
Tom mücadele edecek.
Kim mücadele edecek?
Biz mücadele edeceğiz.
Kadınların ezilmesine karşı mücadele etmeliyiz.
Demokrasimiz için mücadele etmeliyiz.
Irk ayrımcılığına karşı mücadele etti.
Birçok zorluklarla mücadele edecek.
Sanıyorum haklıyım ama bunun için mücadele etmeyeceğim.
Sessizlikle mücadele etmenin iyi bir yolu müziktir.
Uykuya karşı mücadele ettim.
Oğlan ciddi bir hastalıkla mücadele etti.
Tom ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor.
Şimdi seninle nasıl mücadele edeceğimi biliyorum.
Artık mücadele etmek istemiyordu.
Doktor hastalıkla mücadele ediyor.
Nasıl badirelerden geçtiğimizi, dışlandığımızı, zorluklarla mücadele ettiğimizi anlamanızı istiyoruz.
Tom soğukkanlılığını korumak için mücadele etti.
Bu mücadele kararlılıkla devam edecek.
Hâlâ mücadele etmek istiyorum.
Mücadele etmeye devam!
Zaten Avrupalı müttefiklere karşı güçlü bir mücadele ile karşı karşıya kaldı.
Uykuyla mücadele ettim.
Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.
Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.
Bu adil bir mücadele değildi.
Tom'la mücadele etmene yardım edeceğim.
Mücadele etme nedenim bu.
Tom'la mücadele etmelisin.
Mücadele eden kaybedebilir, fakat etmeyen zaten kaybetmiştir.
Biz başka bir dünyadan gelen yaratıklarla mücadele ediyoruz.
Bu nedenle mücadele etmek zorundayız.
Mücadele etmeden vazgeçemem.
Hala mücadele edebilirim.
Evi terk ettiğinden beri hayat onun için daimi bir mücadele haline geldi.
Tom şiddetle mücadele ediyor.
Neden her zaman bu tür sorunlarla mücadele etmek gerekiyor?
Onunla mücadele etmenin ne anlamı var?
Tom'un çok mücadele edeceğini sanmıyorum.
Tom sakin olmak için mücadele etti.
Kıbrıs iflası önlemek için mücadele ediyor.
Mücadele etme.
Onlar mücadele etti.
Mücadele etmeden bırakamayız.
O ülkedeki kadınlar özgürlükleri için mücadele ediyorlar.
Tom mücadele etmeyi planlıyor.
Tom mücadele etmek istiyor.
O onların her siyah adam serbest kalana kadar mücadele etmek istediklerini söyledi.
Ben hastalıkla mücadele edeceğim.
Tom uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele etti.
Tom mücadele etmek istedi.
Senin mücadele ettiğini biliyorum.
Dan Alaska'daki hayatla mücadele etti.
Biz bununla mücadele edemeyiz.