Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "mücadele"

Lernen Sie, wie man mücadele in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Hastalıklarla mücadele etmek için doktorlar ilaçlar öneriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonuna kadar mücadele edelim.
Translate from Türkisch to Englisch

İki aday ustalık için mücadele ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mücadele devam ediyor!
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar yoksulluğa karşı mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mücadele etmek için hazırdır.
Translate from Türkisch to Englisch

16. yüzyılda Akdeniz'de Türk ve İspanyol korsanlar birbirleriyle sık sık mücadele ettiler
Translate from Türkisch to Englisch

Eisenhower, savaşı sona erdirmek için mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

İki taraf, sıcak yaz güneşinde saatlerce mücadele ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Kısa bir mücadele sonrası, onlar kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm gücün ile mücadele et.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar şimdi şiddetle mücadele ediyorlar fakat çok uzun zaman geçmeden önce savaş baltasını gömeceklerine sizi temin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

O çaresizce mücadele ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir mücadele içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar özgürlük için mücadele veriyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Artık birçok insan alerjilerle mücadele ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ateşle mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonyanın savaş sırasında açlığa karşı sürekli bir mücadele verdiğini söyleyebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün kalbimle mücadele ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam soyguncu ile mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Diktatöre karşı mücadele ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Truman seçim gününe kadar mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Jackson gözyaşlarını gizlemek için mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mülteciler açlığa karşı mücadele ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Fabrikalar kapanırken, işçiler mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Oradaki mücadele birkaç gün sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Mücadele olmadan ondan vazgeçemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mücadele etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletlerinde sivil haklar için mücadele 1954 yılında başladı, hükümetin herkese okul açılmak zorunda olduğunu söylediğinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalığa karşı bir mücadele.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatları pahasına yangınla mücadele etmeye devam ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un mücadele etmeyeceğini umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başarısızca mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çılgınca mücadele etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mücadele etmeyi durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mücadele ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülke onun için mücadele edecek çok sayıda kahraman olduğu için özgürlerin ülkesi olarak kalmaya devam edecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mücadele etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onunla mücadele edecek.

Tom mücadele etti.

Biz mücadele ediyoruz.

Ben mücadele ediyorum.

Tom mücadele edecek.

Kim mücadele edecek?

Biz mücadele edeceğiz.

Kadınların ezilmesine karşı mücadele etmeliyiz.

Demokrasimiz için mücadele etmeliyiz.

Irk ayrımcılığına karşı mücadele etti.

Birçok zorluklarla mücadele edecek.

Sanıyorum haklıyım ama bunun için mücadele etmeyeceğim.

Sessizlikle mücadele etmenin iyi bir yolu müziktir.

Uykuya karşı mücadele ettim.

Oğlan ciddi bir hastalıkla mücadele etti.

Tom ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor.

Şimdi seninle nasıl mücadele edeceğimi biliyorum.

Artık mücadele etmek istemiyordu.

Doktor hastalıkla mücadele ediyor.

Nasıl badirelerden geçtiğimizi, dışlandığımızı, zorluklarla mücadele ettiğimizi anlamanızı istiyoruz.

Tom soğukkanlılığını korumak için mücadele etti.

Bu mücadele kararlılıkla devam edecek.

Hâlâ mücadele etmek istiyorum.

Mücadele etmeye devam!

Zaten Avrupalı müttefiklere karşı güçlü bir mücadele ile karşı karşıya kaldı.

Uykuyla mücadele ettim.

Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.

Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.

Bu adil bir mücadele değildi.

Tom'la mücadele etmene yardım edeceğim.

Mücadele etme nedenim bu.

Tom'la mücadele etmelisin.

Mücadele eden kaybedebilir, fakat etmeyen zaten kaybetmiştir.

Biz başka bir dünyadan gelen yaratıklarla mücadele ediyoruz.

Bu nedenle mücadele etmek zorundayız.

Mücadele etmeden vazgeçemem.

Hala mücadele edebilirim.

Evi terk ettiğinden beri hayat onun için daimi bir mücadele haline geldi.

Tom şiddetle mücadele ediyor.

Neden her zaman bu tür sorunlarla mücadele etmek gerekiyor?

Onunla mücadele etmenin ne anlamı var?

Tom'un çok mücadele edeceğini sanmıyorum.

Tom sakin olmak için mücadele etti.

Kıbrıs iflası önlemek için mücadele ediyor.

Mücadele etme.

Onlar mücadele etti.

Mücadele etmeden bırakamayız.

O ülkedeki kadınlar özgürlükleri için mücadele ediyorlar.

Tom mücadele etmeyi planlıyor.

Tom mücadele etmek istiyor.

O onların her siyah adam serbest kalana kadar mücadele etmek istediklerini söyledi.

Ben hastalıkla mücadele edeceğim.

Tom uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele etti.

Tom mücadele etmek istedi.

Senin mücadele ettiğini biliyorum.

Dan Alaska'daki hayatla mücadele etti.

Biz bununla mücadele edemeyiz.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch