Lernen Sie, wie man müthiş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bir araba müthiş bir hızda gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
O anda Boston'da olmak müthiş heyecan vericiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun konuşması müthiş sıkıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Müthiş görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes Nomo'un müthiş bir atıcı olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Joe'nun yeni tür bir araba fikri onu müthiş zengin yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Gençler arasında müthiş derecede popülerler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom'un yaptığı müthiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Müthiş olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Müthiş hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar müthiş görünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu müthiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Avukatın müthiş profesyonel yeteneği sayesinde çok sayıda müvekkili var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un müthiş bir öpücü olduğunu duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim müthiş büyükannem dil için öylesine titizdi ki ne zaman birinin "Can I.."ile soru sorduğunu duysa onların sözünü keser ve ani reaksiyon gösterirdi, "ben bilmiyorum, sen? Neyi yapabildiğini kendin bilmiyorsan ben nasıl bilirim? Eğer izin istiyorsan 'May I...' de"
Translate from Türkisch to Englisch
O kadar müthiş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten müthiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Halk, Tom tarafından müthiş etkilenmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, halkı müthiş etkilemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyunun bitimiyle birlikte müthiş bir sevince büründük.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne müthiş bir fikir!
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahleyin gezinmek istiyorduk, ama müthiş bir yağmur yağıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil ya da kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin için müthiş bir sürprizim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Müthiş bir iş yaptın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu müthiş bir fırsat.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman müthiş bir öğretmendir, ama ne yazık ki tüm öğrencilerini öldürür.
Translate from Türkisch to Englisch
O müthiş bir deneyimdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary müthiş bir kadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom müthiş bir çocuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Müthiş!
Translate from Türkisch to Englisch
O müthiş bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
O müthiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne müthiş bir akşam yemeği!
Translate from Türkisch to Englisch
Ne müthiş bir şehir!
Translate from Türkisch to Englisch
Ne müthiş ev bunlar!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dünya müthiş mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un müthiş bir fikri vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Müthiş bir fikrim var.
Translate from Türkisch to Englisch
John'un aklına müthiş bir fikir geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom müthiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şey müthiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom müthiş hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu müthiş olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary yaşına göre müthiş görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
"Bu müthiş!" "Gerçekten mi?"
Translate from Türkisch to Englisch
Tom müthiş bir iş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un müthiş bir hafızası var.
Translate from Türkisch to Englisch
O bütünüyle müthiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Müthiş bir geceydi.
Sen müthiş bir adamsın, Tom.
Lider müthiş açıklamalar yaptı.
Onlar müthiş iş yapıyorlar.
Tom müthiş bir iş çıkarıyor.
Tom müthiş bir performans verdi.
Tom müthiş çok yetenekli bir atlettir.
O parası için sevmediği bir adamla yaşamaya devam ederse, onun umudunu keseceği ve müthiş sıkıntıda olacağı gün gelecektir.
Tom'un müthiş olduğunu düşündüm.
Tom'un müthiş olduğunu düşünüyorum.
Bunun müthiş göründüğünü düşünüyorum.
Müthiş olduğumuzu düşünüyorum.
Müthiş insanları olan bir cemaatimiz var.
Son günlerde hava müthiş derecede sıcaktı.
O, karmaşık soruna müthiş bir çözüm buldu.
Tom'un davranışı müthiş.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!
Tom müthiş bir iş yapıyor.
Sen müthiş bir yazarsın.
Müthiş görünüyorsun. Kilo mu verdin?
"Müthiş görünüyorsun. Kilo mu verdin?" "Keşke"
Benim müthiş bir haberim var.
Kurtlar müthiş yırtıcı hayvanlardır.
Performans seyirciden müthiş bir alkış aldı.
Bence bu müthiş bir fikir.
Şimdi, bu partiye sızmam ve o müthiş bar fedaisini geçmem lazım!
Gerçekten müthiş.
Tom müthiş göründüğümü söyledi.
O sadece müthiş hissetti.
Senin için müthiş haberlerim var, Tom.
Müthiş bir bisikletim var.
Senin evin müthiş.
Gelecek yıl müthiş olmalıyız.
Müthiş bir şey buldum!
Tom'u bu kadar müthiş yapan ne?
Onların müthiş olduklarını biliyoruz.
Kesinlikle müthiş görünüyor.
O müthiş bir histi.
O müthiş bir duyguydu.
Müthiş bir organizasyon.
Tom müthiş bir zaman geçiriyor.
Tom müthiş bir keşif yaptı.
Pazartesi müthiş bir gün geçirdim.
Müthiş bir nakit akışı problemimiz var.
Müthiş bir öğretmenim var.
Tom bana Mary'nin müthiş olduğunu düşündüğünü söyledi.
Müthiş hissettim.
Mary müthiş görünüyordu.
Tom müthiş bir antrenördü.
Tom müthiş bir koçtu.