Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "müzik"

Lernen Sie, wie man müzik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik okumak için Avusturya'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Dersimiz müzik.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne tür müzik seversin?
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik setini kapat.
Translate from Türkisch to Englisch

Klasik müzik dinlemek hoşuma gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik dinliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik evrensel bir dildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik çalışıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Çoğu kez müzik dinleyerek ders çalışırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik dinleyerek kendime moral verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hisleri, görüntüleri, düşünceleri ya da anıları iletmeyen müzik sadece arka fon gürültüsüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik beni ağlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birisi o birahanede fazla müzik dinlemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik, hayatımın önemli bir parçasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin gerçekten müzik kulağın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözleri kapalı müzik dinledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bestelediği müzik türünden hoşlanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes müzik sever mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Linda müzik dinlemek için parka gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve arkadaşları bir araya gelmeyi ve müzik çalmayı seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, odasında müzik dinliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sayıda öğrenci müzik eğitimi yapmak amacıyla Avrupa'ya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür müzik, daha yaşlı insanların anlamakta zorluk çektiği bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz tükenene kadar saatlerce müzik eşliğinde dans ettik.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik dinlemek çok eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik dinlemeyi mi yoksa şarkılar söylemeyi mi seversiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik dinlerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz müzik dinleyelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik onun sinirlerini sakinleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birkaç şey bize müzik kadar çok zevk verir.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik bizim hayal gücümüzü besler.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik insanlık için ortak bir dildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik kulakları tatmin eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik yaşamımızı mutlu eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik hayatımızı hava gibi çevreler.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik duyguları tahrik eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik alanında hiç kimse bu genç kadın eşit değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik öğretmenimiz bana Viyana'yı ziyaret etmemi tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir müzik zevkin var.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik için yetenek onların kanında akar.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik evrenseldir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar müzik eşliğinde dans ediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik konusunda o, en ünlü eleştirmenlerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzikten bahsetmişken, ne tür müzik seversiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim bir müzik kulağım yok.
Translate from Türkisch to Englisch

O kendini müzik çalışmasına adadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O müzik eğitimi amacıyla İtalya'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, müzik öğrenimi için İtalya'ya gitti.

O, hem müzik hem de sporları sever.

O müzik çalıyor.

O müzik dinleyerek dikkatini dağıttı.

O, müzik dinlemek için koltuğuna yerleşti.

O müzik dinliyordu.

O, müzik dinleyerek, bir mektup yazdı.

O, müzik öğrenmek için İtalya'ya gitti.

O müzik eğitimi amacıyla Avusturya'ya gitti.

Televizyon izlediğinde ya da radyo dinlediğinde, dinlediğiniz müzik genellikle Afrika kökenlidir.

Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.

Müzik onun tutkusu.

Müzik senin tutkun.

Ben klasik müzik dinlemeye düşkünüm.

O, otuz yıl boyunca müzik öğretti.

Tom Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.

John Sam'in tam bir müzik koleksiyona sahiptir.

Tom müzik hakkında çok şey bilmiyor.

Tom klasik müzik dinlemeyi sever.

Tom müzik çalışmayı sever.

Tom müzik öğrenimi için Boston'a gitti.

Hem Tom hem de Mary Boston'da müzik eğitimi almayı planlıyorlar.

Çocuk, müzik dinliyor.

"O müzik sever. " " Ben de."

Tom'un müzik zevki benimkine benzer.

Tom modern popüler müzik hakkında oldukça bilgili.

Tom ve Mary birlikte müzik çalmayı seviyorlar.

Tom ne tür müzik sever?

Besteciler müzik yaratır.

O, müzik hakkında konuştu.

Müzik bile dinlemişler.

Ben sadece biraz müzik dinlemek istedim.

Tom ne tür müzik dinler?

Tom müzik söz konusu olduğunda, görünüşe göre bir tür dahidir.

Tom sadece güneşte oturmayı ve müzik dinlemeyi oldukça eğlenceli buldu.

Tom yer, uyur ve müzik solur.

Tom klasik müzik hakkında bir şey bilmiyor.

Tom bitişik odadan gelen bir müzik duydu.

Tom ayağını vurmadan müzik dinleyemez.

Ne olursa olsun, ben müzik yapmayı durmayacağım..

Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.

Ben genellikle akşam yemeğinden sonra müzik dinlemekten hoşlanırım.

Susan müzik dinlemekten hoşlanır.

Margaret'in müzik için bir yeteneği var.

Betty klasik müzik sever.

Favori Michael Jackson müzik videon nedir?

Tom bir müzik kulağına sahip değil.

Ben müzik dinliyorum.

Müzik seviyor musunuz?

Benim hobim müzik.

Ben de müzik seviyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch