Lernen Sie, wie man maalesef in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Maalesef kahveyi tükettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef nevraljim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tren Aomori'den yarım saat geç ayrıldı, bu yüzden maalesef Tokyo'ya öğleden önce varamayacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef, Tom bize yardım etmeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef doktor dışarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef onları zamanında bitiremem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin partisine katılmayı isterdi. Maalesef, yapmak zorunda olduğu başka şeyler vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yarın yağmur yağacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yarın yağmur yağabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yarın yağmurlu olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef görüş alanım daraldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben doktora gittim, maalesef orada yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef öyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yapamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yağmur yağacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef o çalışmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef o gelmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef o gelemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef şimdi gitmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef sana yardım edemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef sana gücendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef onunla evlenemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef oyunu kaybedeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef o onu yapamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef beni yanlış anladınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef şu anda size yardımcı olamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef geç kalabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef, o yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef, söylenti gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef hiçbir şeyimiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef bugün yağmur yağıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef ben büyük bir müzisyen değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın maalesef sana yardım edemeyeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, maalesef gitmeliyim. Güzel vakit geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef o az önce dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef, bozuk param yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef babam burada değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım maalesef o yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef bu anahtar uymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef pazartesi günü gidemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef bilgi doğru.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef, onun hayali gerçekleşmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef, rapor doğrudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yanlış numara.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef bir yanlış anlama var.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef 1:00'e kadar burada olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef hiç kahve kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yanlış koltuğa oturdunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef babam evde değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef o vakitte onu yapamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef onu çok iyi açıklamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef suçunu asla kabul etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef davetinizi kabul edemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef, ev ödevimi evde bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef yeni bir araba almaya gücüm yetmez.
Maalesef bu konuda seninle aynı fikirde değilim.
Maalesef, onun başaracağından emin değilim.
Maalesef, Tom yanlış zamanda yanlış yerdeydi.
Maalesef okula geç kalacağız.
Saat dokuz. Maalesef gitmek zorundayım.
Maalesef o yer biraz çok pahalı.
Maalesef yanlışlıkla sizin şemsiyenizi aldım.
Maalesef yapamazsınız.
Maalesef ben gelemiyorum.
Fuji Dağının doğal manzarasını görmeye can atıyordum fakat maalesef o tamamen bulutların arkasına saklanmıştı.
Maalesef ki her şeyi mahveden ben değilim, sensin.
Maalesef çok uzun zamanım yok.
Maalesef şu anda yanımda hiç param yok.
Maalesef kendimi Fransızca ifade edemiyorum.
Maalesef kendimi Fransızca ifade edemeyeceğim.
Maalesef,şu anda çok meşgulüm.
Maalesef Tom gelemeyecek.
Maalesef doğru.
Yaşayan en büyük yalancı maalesef ki sensin.
Maalesef bu mümkün olmayacak.
Maalesef bu yeterli olmayacak.
Maalesef okul ücretini göze alamadığım için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım.
Maalesef oğlun birçok yasayı ihlal etmesine rağmen hiç ceza almadı, değil mi?
Maalesef seninle aynı fikirde değilim.
Senin durum analizinle ilgili aynı fikirde olmadığım için, maalesef aynı görüşte değilim.
Maalesef hatalı olan sendin.
Maalesef ki Mary aklımdan hiç çıkmadı.
Charles maalesef ki onlara benzemiyorum.
Mesaj sınırına ulaştığım için maalesef cevap atamadım.
Maalesef onun öldüğünü size bildirmek zorundayım.
Maalesef bu güzel kelimeler benim değil.
Maalesef sistem çöktü.
Bu algı maalesef giderek kuvvetleniyor.
Bu maalesef, tedaviye muhtaç bir ruh hali.
Maalesef şu anda, Irak’ta kan akıyor.
Üniversiteye girmek ve mezun olmak için verilen onca mücadelenin ödülü, maalesef işsizlik!
Bizde ise maalesef böyle bir durum söz konusu değil.
Maalesef hakkında fazla bilgi sahibi değiliz.
Maalesef onun istekleri bir türlü bitmek bilmiyor.
Maalesef böyledir bu işler.
Maalesef sana yarın yardım edemeyebilirim.
Maalesef haklıydım.
Maalesef bu ondan biraz daha karmaşık.
Maalesef ona katlanmak zorundayım.
Maalesef yardım etmek için yapabileceğim çok az şey var.