Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "mahkum"

Lernen Sie, wie man mahkum in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

İdama mahkum oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin katilini mahkum etmemiz için ihtiyacımız olan delili buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Katilin suçu kanıtlandı ve ömür boyu hapse mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom beş ay hapse mahkum oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni diz çökmeye mahkum etmek istiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bu kadar acı çekmeye mahkum muydum?
Translate from Türkisch to Englisch

Mahkum bir polisi öldürmüş olduğunu reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istediklerini söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir mahkum muyum?
Translate from Türkisch to Englisch

Planınız başarısızlığa uğramaya mahkum.
Translate from Türkisch to Englisch

En tehlikeli mahkum kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırbaçlandıktan sonra mahkum cevap verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen bir suçtan mahkum edildin mi hiç?
Translate from Türkisch to Englisch

Masum birini mahkum etmektense suçlu bir adamı kurtarmayı göze almak daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletleri dünya mahkum nüfusunun neredeyse dörtte birine sahip.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi mahkum eden jürideydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom asla suçtan mahkum edilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes Tom'un mahkum edilmesini istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz mahkum oluyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mahkum edilmişse aile adımız mahvolacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un eski bir mahkum olduğunu bilmiyor muydun?
Translate from Türkisch to Englisch

O gıyaben ölüme mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir mahkum musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üç müebbet hapis cezasına mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O mahkum bir kundakçı.
Translate from Türkisch to Englisch

Üniversiteye girmek için diplomasında tahrifat yapan Oslo'lu bir öğrenci hapse mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar mahkum değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sonunda mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom daha sonra mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İki gün önce kaçan mahkum hâlâ serbest.
Translate from Türkisch to Englisch

Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz mahkum değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hapishanede 10 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

2013'te Tom çocuk kaçırmadan mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsızlık nedeniyle üç yıl hapse mahkum edildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mahkum edildi ve idam edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Jackson'ın suçu kanıtlandı, ölüme mahkum edildi ve idam edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom adam öldürmeden mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom 2013 yılında mahkum edilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom pazartesi günü mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ikinci derece cinayetten suçlu bulundu ve on yıl hapse mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ölümcül silahla saldırıdan mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O mahkum ama masum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mahkum oldu mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Mahkum serbesttir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şartlı tahliye edilen mahkum mahallesinde yaşamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir soygundan dolayı 20 yıl kapalı cezaevinde kalmaya mahkum edildi.

Plan başından beri başarısızlığa mahkum edildi.

Mahkum edilen tüm insanlar öldürüldü.

Üç kişi mahkum edildi.

Tom zaten mahkum edildi.

Tom cezai ehliyeti olmayanlar için olan bir hapishanede ömür boyu hapse mahkum edildi.

Tom mahkum edilmedi.

Tom o hapishanede ömür boyu hapse mahkum tek hükümlü olduğunu öğrendi.

Kaçak bir mahkum olan Tom, plastik cerrahi yoluyla görünümünü değiştirmeye çalıştı.

Sapıklık bazen insanların ölüme mahkum edildiği bir suçtu.

Hakim Tom'u altı ay hapse mahkum etti.

Tom haksız yere mahkum edilmişti.

Tom'un 20 Ekimde mahkum edilmesi planlanıyor.

Tom vergi kaçakçılığından mahkum edildi.

Bak bu, şimdiye kadar gördüğüm en tuhaf mahkum grubu.

Onun kaçan bir mahkum olabileceği aklımın ucundan geçmedi.

Tom'un Mary ile ilişkisi onun en iyi arkadaşı ile yattığı andan itibaren mahkum edildi.

Benim mahkum için sempati duymam mı gerekiyor?

Tom şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapse mahkum edildi.

Mahkeme onu ölüme mahkum etti.

Fadıl tekrar 21 yıl hapse mahkum edildi.

Fadıl silahla ilgili bir ihlal nedeniyle tutuklandı ve mahkum edildi.

Fadıl ölüme mahkum edilecek.

Tom federal ceza evinde üç yıla mahkum edildi.

Leyla ölüme mahkum edilen ilk göçmen kadındı.

Ben ölüme mahkum edildim.

Tom pazartesi günü mahkum olacak.

Leyla işkenceden mahkum edildi.

Tom, şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapse mahkum edildi.

Tom'un büyüklüğe mahkum olduğunu ben her zaman biliyordum.

Tom üç yıl hapse mahkum edildi.

Sami zehirli iğneyle ölüme mahkum edildi.

Sami daha sonra ölüme mahkum edildi.

Tom mahkum olmuş bir katilin erkek kardeşidir.

Sami mahkum olmuş bir katildi.

Sami, Leyla'ya karşı daha fazla mahkum edici delil getirdi.

Sami, Leyla'ya benzer biçimde suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.

Sami tıpkı Leyla gibi suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.

Sami mahkum olacağını asla düşünmemişti.

Sami çifte cinayetten mahkum oldu.

Sami çifte cinayetten mahkum edildi.

Tom mahkum edildi.

Tom henüz mahkum edilmedi.

İnkar edilmez bir şey varsa mahkum suçludur.

Tom mahkum edilmişti.

Mahkum turuncu bir tulum giydi.

Washington, İran’ı istila etmenin aşırı maliyetli olacağını ve muhtemelen başarısızlığa mahkum olacağını çok iyi biliyor.

Ölüme mahkum edildi.

Suçlu bulunup idama mahkum edildi.

Sami parmaklıklar ardında altmış yıla mahkum oldu.

Aliu gıyaben ömür boyu hapse mahkum edilmişti.

Bu kırk dört kurumun yasal kapasitesi otuz sekiz bin iki yüz yirmi yedi mahkum.

Planınız başarısızlığa mahkum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch