Lernen Sie, wie man mahsur in einem Türkisch Satz verwendet. Über 29 handverlesene Beispiele.
Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Asansörde mahsur kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Karda mahsur kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Kar fırtınasından dolayı Tom Boston'da mahsur kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gün bir ofiste mahsur kalmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırtınadan dolayı Boston'da burada mahsur kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç aydır burada mahsur kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece boyu süren sağanak yağış, mahsur kalan feribottaki kazazedeleri kurtarma çalışmalarına sekte vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar dört saat boyunca asansörde mahsur kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mahsur.
Translate from Türkisch to Englisch
ıssız bir sahilde mahsur kalmış harap bir gemi
Translate from Türkisch to Englisch
Kedi ağaçta mahsur kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom korkunç bir kar fırtınası nedeniyle on gün mahsur kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kefalete gücü yetmediği için Tom hapishanede mahsur kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary ormanda mahsur olduktan sonra orman perileri tarafından kurtarıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde mahsur kalmaktan bıktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mahsur kalmış görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary mahsur kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde mahsur kalmıştık.
Translate from Türkisch to Englisch
Issız bir yerde mahsur kalmıştık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yerde mahsur kalmış olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Avustralya'da mahsur kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Issız bir adada mahsur kalsaydın en çok neyi özlerdin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üç yıl boyunca ıssız bir adada mahsur kaldığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzdolabının arkasında mahsur kaldım, yardım yollayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Dağda mahsur kalan Ali'yi AKUT ekipleri kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonsuza dek bu cehennemde mahsur kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Gazze'de iki milyondan fazla insan mahsur kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya'da mahsur kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch