Lernen Sie, wie man makul in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fiyat makul mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Önerin makul görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu icat eden profesör, üniversiteden makul bir ücret hakkına sahip
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ikinci el arabanın fiyatı makul.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha makul bir öneri Emmet'in teorisi ile ilgili Leech'in sunduğudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Öneriyi geri çevirmek zorunda olmam makul görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul egzersiz sağlık için gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, makul fiyatlı ikinci-el bir otomobil arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yemek yemek için makul fiyatları olan yer arıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu fiyatın makul olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yıl fiyatlarda makul bir artış vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul düzeyde istediğin bir şeyi sana vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Adil ve makul olmadığından dolayı önerinizi kabul edemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklama makul geliyor ama bu sadece tutarlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bu kamerayı makul bir fiyata satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fiyat makul.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un makul bir maaşı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oldukça makul.
Translate from Türkisch to Englisch
Fiyat makul değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım makul bir araba almamın zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul egzersiz sizin için iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul miktarda kahve içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrenci makul bir ricada bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir banka memuru olarak makul bir maaş alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, sigara karşıtı yasa makul.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul bir egzersiz iyi sağlık için gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul bir fiyata kitaplarımı sattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle yapmamın makul olduğunu düşüneceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer makul açıklamanın olmadığını anlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Rica et, makul olanı ben zaten yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul isteklerimin karşılanması beni daha efektif kılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom makul biçimde meraklı.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tamamen makul.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi makul ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu makul değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom makul görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom makul.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence insanlar sorunlarına makul çözümler bulabilmek için birlikte çalışmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Makul olmaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yeterince makul görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom makul bir isteği asla reddetmeyeceğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un makul surette sağlığı iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom makul bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom makul bir kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
İkimiz de makul insanlarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Buradaki fiyatlar oldukça makul.
Buradaki fiyatlar çok makul.
Bunun tek bir makul açıklaması var.
Kira çok makul.
İstekleriniz makul değil.
Bu makul bir tanı.
Bu makul bir sonuç.
Sonuç olarak, bu makul.
Makul bir öneriyle gelsen, kabul ederdim.
Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.
Ricanız makul değil.
Bana makul bir açıklama yapın.
Bu makul.
Teklifiniz makul.
Lütfen makul ol.
Bu fiyat makul.
Makul bir fiyat.
Tom makul olmaya çalışıyor.
O fiyatın makul olduğunu düşünüyorum.
Bu makul değil.
O oldukça makul bir fiyat.
Makul bir uzlaşma gibi görünüyordu.
Makul bir uzlaşma bulunması gerekiyor.
O makul bir fiyattı.
Bunu için makul bir fiyat ödedik.
Makul olacağını umuyordum.
O makul.
Bu makul görünüyor.
Tom makul düşünüşlüydü.
Fiyatlar makul.
O makul görünüyor.
O makul bir varsayım gibi görünüyor.
O makul bir varsayım olarak görünüyor.
O makul değil.
Onun talepleri makul.
Hava makul olursa yarın gideceğim.
Bu kurallar makul.
Onun hepsi makul görünüyor.
Gittiğim yerdeki süpermarketin fiyatları makul.
Bunu size çok makul bir fiyata satacağım.
Tom makul fiyatlı bir otel tavsiye etti.
O makul bir anlaşmaydı.
O makul bir talep gibi görünüyor.
Kızım onun daha az para harcamasını istediğimde makul değildi.
Bunun makul olduğunu sanmıyorum.
O makul bir soru.
Onun isteği çok makul.
Onların istediği fiyat makul görünüyor.
O bana makul görünüyor.
Bayan Brown Beth'i eğer makul şekilde yemezse her zaman çok ağır olacağı konusunda uyardı.
Yeterince makul.