Lernen Sie, wie man makyaj in einem Türkisch Satz verwendet. Über 83 handverlesene Beispiele.
Sana makyaj yapmamı ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, 20 dakika içinde yüzüne makyaj yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Mary makyaj yapmak için çok genç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok makyaj yapan kadınları sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj yapana kadar bekler misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, koyu makyaj yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok makyaj yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, makyaj yapmadığı zaman bile, o çok güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Her sabah makyaj yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Prenses çok makyaj yapıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin çok fazla makyaj yaptığını düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık 20 dakikada makyaj yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem çıkmadan önce makyaj yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary önce makyaj yapmadan asla evden ayrılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary makyaj yapmadan ve saçını yapmadan dışarı çıkamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj fark yaratır.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj şaşırtıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj yapmayı bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden kadınlar gözlerine makyaj yaparken ağızlarını açıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Aktör makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işi sanatçılara makyaj yapmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık 20 dakika içinde, yüzüne makyaj yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj malzemesi parası bulamayınca etrafa yalvarır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç makyaj yaptın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Birazcık makyaj onda harikalar yarattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçımı kurulamak, makyaj yapmak ve giyinmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çok makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary genellikle makyaj yapmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary hiç makyaj yapmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj yapmak için ayda 20 dolardan daha fazla harcar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Siz arkadaşlar makyaj yaptınız mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana tokat atsam bütün şehir makyaj pudrasından boğulacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary hiç makyaj yapmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj çantamı bulamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çok fazla makyaj yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çok fazla makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Makyaj yapıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana hiç çok makyaj yaptığını söyleyen oldu mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok makyaj yapan kızları sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Araba sürerken asla makyaj yapmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların işi oyunculara makyaj yapmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
İşleri, sahneye çıkan oyunculara makyaj yapmak.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç makyaj yapmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadar ilk kez makyaj yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary kendine makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyuncu makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok makyaj yapan genç kadınları görmeyi sevmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bir ev makyaj gösterisinin ev sahibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary aşırı makyaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O makyaj yaparken bir sürü ruj sürer.
Leigh ve Laurie makyaj yapacak.
Bazı Asyalı erkekler makyaj yaparlar.
Mary makyaj yapmaz.
Sen makyaj olmadan daha iyi görünüyorsun.
Mary Alice kadar çok makyaj yapmaz.
O makyaj olmadan daha iyi görünüyor.
O makyaj yapmaz.
Mary bir makyaj sanatçısı.
O, karısına makyaj yaptırdı.
Bir makyaj testi yaptırmam lazım.
Bir makyaj testi yaptırmam gerekiyor.
Ben çok fazla makyaj yapmayan kadınları severim.
Ben makyaj yapmıyorum.
Sami'nin karısı asla makyaj yapmaz.
Makyaj yapıyordum.
Mary bir makyaj sanatçısıdır.
Sami bir makyaj sanatçısıdır.
Ben sık sık makyaj yapmıyorum.
Genelde makyaj yapmam.
Ramazanda makyaj yapamam.
Mary profesyonel bir makyaj sanatçısı.
Gözün morarmış. Makyaj mı yaptın?
Ben makyaj yapmam.
Makyaj yaptım.
Neden bu kadar makyaj yapıyorsun?
Bazı kadınlar saatlerce makyaj yapar, bazılarıysa sadece gülümser.
Aşırı makyaj yapan kadınlardan hoşlanmıyorum.
Çok ağır makyaj yapan kadınları beğenmiyorum.
Karl makyaj bölümüne geldi.
Annem dışarı çıkmadan önce makyaj yaptı.